Etiketler

, , , , , , , , ,

I-Amsterdam Card: Bu kart,Van Gogh Musem ve Stedelijk Museum gibi müzelerin de içinde bulunduğu yaklaşık 40 müzeye giriş, kanal turu, geçerlilik süresi boyunca toplu taşıma araçlarını limitsiz kullanma gibi çeşitli olanaklar sağlıyor. 24, 48 ve 72 saatlik olarak 3 farklı versiyonu var. Sırasıyla 47, 57, 67 Euro gibi bir fiyatlandırması var. Birçok şehirde bu “turist kartı” sistemi uygulanmasına rağmen, paranızın karşılığını en iyi şekilde alabileceğiniz şehirlerden biri kesinlikle burası. İnternetten satın aldıktan sonra, Amsterdam Schipol Havaalanı dahil birçok noktadan teslim alma imkanınız da var. Kesin bilgi: Bu kartı satın almak, kesinlikle daha az para harcamanızı sağlıyor.  Daha detaylı bilgi için: http://www.iamsterdam.com/en-GB/experience/deals/i-amsterdam-city-card

Is the Rijksmuseum included in the City Card?

The I amsterdam City Card allows you to visit the Rijksmuseum with a discount of €2.50.

Is the Anne Frank Huis included in the City Card?

No, the Anne Frank Huis is not included in the I amsterdam City Card offer.

Can I use my City Card public transport pass on Connexxion busses?

No, the City Card public transport pass is only valid on bus, tram and metro lines operated by the GVB in Amsterdam. The City Card is not valid on bus lines operated by Connexxion, EBS and RET.

Rijksmuseum

Rijksmuseum(“RAYKS”), Hollanda’daki en büyük sanat ve tarih müzesi. Diğer önemli müzelerin de bulunduğu Museumplein bölgesinde. Müzenin bir kısmı, çok uzun süredir tadilattaydı ancak 2013 yılında tekrar kullanıma açıldı. Özellikle Vermeer, Rembrandt, Jan Steen gibi sanatçıların eserlerini görmek isterseniz, kesinlikle ziyaret etmelisiniz.

Central Station’dan 2 veya 5, ya da Zuid istasyonundan 5 numaralı tramvaya binip Hobbemastraat durağında inerek ulaşabilirsiniz.

-Her gün 9 ile 17:00 arası açık. I-amsterdam Card ile kapıdaki sıraları atlatabiliyorsunuz. Giriş 15 euro.

Van Gogh Museum

Çoğu insanın, civarındaki diğer müzelere kıyasla küçük bulmasına rağmen, benim Van Gogh’a karşı boş olmamam nedeniyle, öncelikli olarak gezdiğim müzelerden biri oldu burası. Rijksmuseum ile Stedelijk Musem arasında konumlanmış Van Gogh Müzesi’nin girişinde, genellikle çılgınlar gibi sıra oluyor. Fakat I-amsterdam card ile bu sırayı atlayıp, bekleyenlere sinsi sinsi gülümseyerek yanlarından geçip gidebiliyorsunuz. “Potato Eaters”, “The Bedroom”, “The Yellowhouse” gibi “bunların orjinalini gördüğüme inanamıyorum” şeklinde çığlık attırabilecek eserlerini, bu müzede görmeniz mümkün. “The Starry Night”ı görmek isteyenler, sizi Moma’ya doğru alalım.

Paulus Potterstraat Caddesi 7 numaradaki müzeye 2 veya 5 numaralı tramvaya binip Van Baerlestraat durağında inerek gidebilirsiniz.

-Her gün 9 ile 6 arası açık. Giriş, I-amsterdam Card dahilinde.

Stedelijk Museum

Kişisel yorumumu söyleyecek olursam, Van Gogh müzesi ile birlikte Hollanda’da gitmiş olduğum en iyi müzelerden, Amsterdam’ın modern sanat müzesi. Bu da Museumplein bölgesinde bulunuyor. İçeride Pollock, Kandinsky, Marlene Dumas, Gilbert&George eserleri görüp sevinçten çıldırmanız mümkün. Modern sanata ilginiz var ise, kaçıracağınızı sanmıyorum.

2 veya 5 numaralı tramvaya binip Van Baerlestraat durağında inerek ulaşabilirsiniz.

-Her gün 9 ile 18:00 arası açık. I-amsterdam Card dahilinde.

Vondelpark

Biz küçük ve güzel parkımız Gezi’yi elimizde tutmak için sokaklarda dayak yiyip can verirken, Amsterdam’da şehrin ortasında bu güzel parka, hiçbir polis saldırısı olmadan ulaşabilir, çimlerine uzanabilir, sevgilinizle öpüşebilir, piknik kitabınızı         okuyabilirsiniz. Üstelik bunları ister başınız açık, ister baş örtüsüyle isterseniz kafanıza Darth Vader başlığıyla yapabilirsiniz. Çünkü burası Amsterdam, özgürsünüz.

Yeri: Amsterdam’ın güneydinde yer almaktadır. Leidseplein’dan beş dakika yürüme mesafesinde. Rijksmuseum, Stedelijk Museum ve Van Gogh Müzesine’de yürüyüş mesafesindedir.

Amsterdam Kanalları

Kent güzel kanalları sayesinde “Kuzeyin Venedik’i” olarak anılıyor. Kanal tursuz bir Amsterdam gezisi eksik kalır. Kanalları ve eski evleri iyice görebilmek için gündüz, büyüleyici ve romantik bir gezi için ise köprülerin ve evlerin aydınlatıldığı akşam saatlerini tercih etmek uygun olur. Amsterdam kanallarının merkezdeki en önemlileri, Prinsengracht, Herengracht, Keizersgracht ve Singel adlı ana kanallar. Jordaan semtinde de çok sayıda küçük ve güzel kanal var. I-Amsterdam card ile anlaşmalı firmayla bedava kanal gezisi yapabilirsiniz.

Dam Square

Dam Meydanı, Amsterdam’a gidip de görmeden dönerseniz, uçaktayken “ulan bir terslik var ama..” hissine kapılacağınız, kısaca oraya gittiğinizde mutlaka görmeniz gereken yerlerden. Meydanda Amsterdam Kraliyet Sarayı, Nieuwe Kerk, Madame Tussaud’s Müzesi ve National Monument’ı görmeniz mümkün. Bana kalırsa oldukça ihtişamlı ve güzel bir meydan. Aynı zamanda alışveriş yapabileceğiniz Kalverstraat ve de Bijenkorf da tam olarak bu meydandalar. (Kalverstraat mağazalarla dolu sokağın adı, de Bijenkorf department store) Burada gezip dolaştıktan sonra meydan ve civarına yayılmış onlarca kafeden birinde, oturarak etrafı inceleyebilir, soluklanıp bir soğuk ayran içebilirsiniz.

-Nieuwe Kerk’in içinde son zamanlarda çeşitli etkinlik ve sergiler oluyor. Benim orada olduğum dönemlerden birinde Andy Warhol Exhibition vardı ve sevinçten aklımı kaçırmıştım. Geçerken bir göz atmakta fayda var. Üstelik buradaki etkinlikler I-Amsterdam Card dahilinde.

Waterlooplein

Bu bölge adeta bir ikinci el cenneti. Üstelik yalnızca kıyafet değil, elektronik, kitap, hediyelik, plak ve daha aklıma gelmeyecek bir sürü “ıvır-zıvır”a buradan ulaşabilirsiniz. Dam Square’den 15 dakika yürüme mesafesi, Red Light District’in hemen arkasında kalıyor.

-Buraya kadar gitmişken Rembrandt House’un(Jodenbreestraat 4) yakınlarında olduğunuz için orayı da es geçmeyerek, hem Rembrandt’ın evini, hem de eserlerini görebilirsiniz. Giriş 10 euro, I-Amsterdam Card geçerli.

Jordaan

Amsterdam’ın Cihangir’i diyebileceğimiz Jordaan, turist yoğunluğunun çok daha az olduğu, kendinizi lokal hissedebileceğiniz bir bölge. Güzel kafeler, yerel insanlar, çeşit çeşit hipster ile dolu bu bölgede siz de benim gibi kendinizi huzurlu, hatta “evde” hissedebilirsiniz.

Rembrandtplein

Rembrantplein Meydanı heykelleri, pub’ları, lokantaları, kefeleri ve otelleriyle turistler için görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Gerçek Hollanda müziği çalan geleneksel barlar var. Yazın teras kafeler dolup taşıyor. Meydandaki küçük parkta banka oturup dinlenerek etrafı seyretmek hoş. Bu parkta, semtte yaşamış olan ressam Rembrandt’ın en ünlü eseri Gece Nöbeti (Night Watch) tablosu dökme bronz heykellerle temsil ediliyor. Hemen arkasında gördüğünüz yüksek olan ise Rembrandt’ın heykeli. Gece kulüpleri, barlar, pırlanta ve hediyelik eşya dükkanları var.

Leidseplein

Leidseplein Meydanı ve çevresi Amsterdam’ın en ünlü gece hayatı semti. Restoranlar, kulüpler, canlı jazz ve blues çalan barlar, Coffee Shop’lar, sinema ve tiyatrolarıyla renkli ve canlı bir bölge. Sokak müzisyenleri, hokkabazlar, ateş yutanlar, çeşit çeşit göstericiler gece meydanı şenlendiriyor.

Artis ZOO hayvanat bahçesi: (Plantage Kerklaan 38 – 40; 18,95 €): Şehrin ortasında Hollanda’nın en eski hayvanat bahçesi 19. yüzyıl tarzı bahçeleri ve görkemli ağaçları ile gezilmeye değer…I-Amsterdam ile bedava.

Hortus Botanik Bahçesi: (Plantage Middenlaan 2a; 7,50 €): Dünyanın en eski botanik bahçelerinden biri olan parkta dünyanın çeşitli yerlerinden gelen 4.000′den fazla bitki çeşidi bulunmaktadır. Açık: Pazartesi – Cuma 09:00-17:00, Cumartesi – Pazar 10:00-17:00. I-Amsterdam ile bedava.

Kiliseler:

Nieuwe Kerk Kilisesi: (Dam Square, 8 €): Kilise orgu konserlerinden kilisenin çeşitli sanatçılar tarafından her yıl tekrar süslenmesine kadar çok sayıda farklı etkinliğe ev sahipliği yapan kilise Amsterdam’ın en çok ziyaretçi çeken yapılarından birisidir. Açık: Her gün 10:00-17:00

Oude Kerk Kilisesi:(Oudekerksplein, 5 €) Açık: Pazartesi – Cumartesi 11:00-17:00, Pazar 13:00-17:00

Gizli Amstelkring Kilisesi

Westerkerk Kilisesi (her Cuma org konseri, 13:00)

Amsterdam GVB Day Passes kartlarının fiyatı nedir?

24 saatlik kart, 7.50 €, 48 saatlik kart 12.00 €, 72 saatlik kart ise 16.50 € idi en son. Bu şekilde 7 güne kadar çeşitli kartlar var. Son olarak yedi günlük kartı da söyleyelim, o da 32 € 🙂

Görülecek kasabalar: Volendam-Marken-Edam-Zaanse Schans

Bütün bu kasabaları otobüsle en ucuz şekilde görmek için hem Amsterdam şehir içinde hem de bu kasabalara ulaşımda geçen günübirlik one-day card’lar var (13,5 EURO). GVB şubelerinden alabilirsiniz.

Volendam: Eğer daha önce ringa balığı yemediyseniz yazarken bile yutkunmaya neden olan tatlı turşusu ve soğanı ile birlikte önünde sıra olan sahildeki seyyar satıcılarda mutlaka denemelisiniz.

To Volendam: Take bus line 316 from the Central Station in Amsterdam. Duration: 30 minutes. Return ticket: € 7.00.

Volendam’dan Marken kasabasına tekne turu vardı. Otobüsle gitmektense deniz yolculuğunu tercih ettik. Gidiş dönüş kişi başı 9,5 EURO. 30-40 dakikada bir kalkıyorlardı.

Edam- Volendam’dan 2 km’lik yolculuk ile 5 dk.da ulaşılabilir. Edam’ı mutlaka görmenizi tavsiye ederim, hem Volendam’a çok yakın hem de Volendam’dan belki de daha güzel sokaklar görebileceğiniz ve fotoğraflar yakalayabileceğiniz bir yer.

There is no public transportation between Zaanse Schans (windmills) and Volendam.

For your visit to the Zaanse Schans:

From the Central Station in Amsterdam by train to Koog/ Zaandijk Station. From there it is a 20 minutes walk to the Zaanse Schans. Duration by train: 20 minutes. Return ticket: € 4.70 p.p.

Utrecht, Hollanda’nın en eski ve kalabalık şehirlerinden biri. 8. yüzyıldan bu yana ülkenin dini merkezi olan şehirde Ortaçağ’dan kalma pek çok bina bulunur. Gotik mimari örneklerinden olan Dom Kilisesi ve Domtoren (Dom Kulesi) bunların en ünlülerindendir. Hollanda’nın en büyük okulu olan Utrecht Üniversitesi’ni barındıran şehir Amsterdam’dan sonra en fazla kültürel etkinliğin yapıldığı kent olarak öne çıkar. Hollanda’nın kara ve demiryolu ağının önemli bir merkezi olan şehre Amsterdam’dan sadece 25 dakikalık tren yolculuğuyla ulaşabilirsiniz.

Coffee Shop Meselesi: özellikle turistler arasında en popüler olanı “The Bulldog”. Green House, Dumpkring, Bulldog gibi ünlü ve kaliteli yerlerde satılan otlar, daha bir ayarlı:)

Adı Super Lemon Haze. Bu ot arkadaşlar, piyasada satılan Amnesia, Jack Herrer kadar popüler ve en az onlar kadar kaliteli.

Aklınızda bulunsun, Hash Weed’e göre daha hafif.

Kafa yapan Trüfler: Amsterdam’ın bir başka turistik yeri olan Leidseplein adlı bölgede Azarius adlı bir dükkandan temin edebilirsiniz bu sihirli trüflerden.Tavsiye edebileceğim trüfün adı, Inner Visions şirketinin yetiştirdiği Mexicana. Bu türüfü ilk defa yiyecek olan turistlere öneriyorlar. Doğa içerisinde, kalabalığa karışmadan sakin bir yerde etkisini yaşamanızı tavsiye ediyorlar ki bence sonuna kadar haklılar. Bunu yedikten sonra kalabalıkta dolaşmayın. İlk önce yarısını suyla birlikte çiğneyip yutun. Yarım saat sonra da diğer yarısını.

Red Light District ve Sex Showlar: Sex Palace denen bir yer var. Eğer böyle klübe girip içkili yemekli seks şovlarında vakit kaybetmeden hemen canlı seks izlemek istiyorsanız, kabinlere giriyorsunuz ve 2 euro atarak seks şovlarını izlemeye başlıyorsunuz.  Ortada dönen bir yatakta sevişen bir çift izleme olanağınız oluyor. 2 Euro ile 2 daikia izleyebiliyorsunuz. Daha fazla izlemek isterseniz bir 2 Euro daha atıyorsunuz jeton deliğine. Camlar buğulanıyor süre bitince. Para atınca yeniden açılıyor. Yemekli, içkili daha profeyonel sex showlarına göz atmak isterseniz The Casarosso ve Moulin Rouge‘u görmenizi tavsiye ederim.

http://9292.nl/    bu siteden Amsterdam içi seyahat rotanı çizebilirsin

BARLAR LİSTESİ:

cafe lux & cafe weber: marnixstraat uzerinde bulunan bu barlar genelde nezih dutch’larin takildigi yerlerdir. dolayisiyla turistlerle karsilasma ihtimaliniz dusuk sayilir. burayi ozel yapan esasinda burada takilan kitledir. fıldır fıldır kiz&erkek arayan insanlar yoktur genelde. pek tek basina gelen de yoktur. genelde arkadaslariyla gelir insanlar. servis iyidir ama cuma-cumartesi giderseniz buyuk bir kalabalik ile karsilasmaniz da kacinilmazdir.

chupitos: leidseplein’e yakin bir yerde bulunuyor bu bar. belki elliden fazla shot cesidi var burada. kesinlikle denemeniz gereken shot ise harry potter. bazi shotlarin adlari (wet pussy) turk ahlakina ters dusse de lezzetleri oldukca iyidir tavsiye edilir. cuma-cmt gidilecekse 11’den once gidilmesi tavsiye edilir, zira sonrasinda asiri kalabalik oluyor. iceride pop sarkilari caliyor agirlikla. oldukca kucuk bir bar zaten.

bo cinq: prinsengracht kiyisinda bulunmakta olan bu bar benim favori barimdi amsterdam’da bir zamanlar. ama gecen sene bir bok yiyip restore ettiler; eski tadi kalmadi. ya da biz eskisine cok alismistik o sebeple isinamadik. ama yine de hala cok guzeldir; mojitoyu da guzel yaparlar. ama sadece bira icmek icin bile olsa gidilesidir.

cave: burasi da rock/metal severler icin bir bar. isminden de belli oldugu gibi magara gibi bir yer. benim gittigim sefer death metal calan bir grup vardi. baya sert geldi acikcasi bana ama meraklilari bir denesin.

waterhole: burasi da rock bar ama daha bildigimiz rock parcalarini caliyorlardi. hatta bizim gittigimiz aksam radiohead’den creep’i cok guzel icra eden bir grup vardi, bizi mest etmislerdi. yakin zamanda tekrar gitmeyi planliyorum. leidseplein’de bulunuyor. jimmy woo’nun karsisinda hemen.

cafe brecht: icerisi eski bir alman oturma odasi gibi dosenmis olan bir bar. dolayisiyla iceride alman birlarini icmek oldukca zevkli. museumplein ve leidseplein arasinda sayilir. zevklidir.

festina lente: jordaan’da bulunan bir bar burasi da. genelde pek turist bulunmuyor; dolayisiyla lokal bir deneyim yasamak istiyorsaniz tavsiye edilir. yemekleri de guzeldir.

de heeren van amstel: rembrandtplein’de bulunuyor bu bar da. benim gittigim her seferde iceride canli muzik vardi ve olaganustu keyifliydi. dolayisiyla o bolgedeyseniz bir girip bakin derim. eger muzigi severseniz; takilin orada baska yer aramayin. guzel bar.

hannekes boom: central station’in dogusunda bulunan bu bar ozellikle hava guzel oldugunda tavsiye edilir. kanal kiyisinda oturup bira icmek icin super.

bierfabriek: bu barin konseptini de cok begenirim. burasi adindan da tahmin edilebilecegi uzere birasini kendi yapan bir bar. uc cesit biralari var. bazi masalarinda bildigimiz bira muslugu bulunuyor. doldurup doldurup iciyorsunuz; sonra cikarken ictiginiz kadarini oduyorsunuz. ayrica diger dikkat cekici ozelligi yerlerin yer fistigi kabugu ile dolu oldugu. elbette bunu dekorasyon amaciyla yapmamislar adamlar. iceride yer fistigi bedava; istediginiz kadar yiyip kabuklarini da yere atiyorsunuz. boylece barin dekoruna katkida bulunuyorsunuz. bu arada cok guzel tavuk yapiyor adamlar. butun olarak geliyor ama tavugun kendisi kucuk. eger acikirsaniz dusunmeyin; yiyin orada.

sky lounge: burasi klasik bir amsterdam bari degil elbette. zaten hilton double tree otelin uzerinde bulunuyor. guzel tarafi ise hava guzel oldugunda terasindan gorulen manzara. manzarayi gormek icin gidin ama cok zaman gecirmeye gerek yok. zaten diger siraladigim yerlere gore oldukca pahali bir bar. central station’a cok yakin.

whiskey cafe: leidseplein’e yakin; guzel viski icmek isteyen varsa gidip deneyebilir. sahsen bir kere gittim; fena degil gibiydi.

brouwerij de prael: yine adindan belli oldugu gibi kendi biralarini yapan bir yer burasi da. bol miktarda birasi var. hepsini denemeye kalmayin; zira bazilarinin alkol seviyesi cift basamakli. red light district e yakin bulunuyor.

sound garden: marnixstraat uzerinde bulunuyor bu bar; oyle luks bir yer beklemeyin. daha cok salas bir yer. terasi kucuktur ama guzeldir; alman biralari vardir agirlikli. canli muzik falan da oluyor sanirim ama bana hic denk gelmedi su ana kadar.

brouwerij ‘t ij: amsterdam’in dogusunda yel degirmeninin dibinde bulunan kendi biralari cok guzel olan brewery. hatta amsterdam icindeki bazi barlarda ve marketlerde de buranin biralarini bulabilirsiniz. yanlis hatirlamiyorsam aksam 9’da kapaniyor; ona gore.

waterkant: yine marnixstraat uzerinde bulunan; kanal kiyisinda bir bar. ortami guzeldir; biralari standart heineken iste.

GECE KLÜPLERİ LİSTESİ:

trouw – amstel kiyisi kenarinda, oldukca guzel bir mekan. turistik bolgenin biraz disinda olmasi avantajdir kanimca

paradiso – herhalde amsterdam’in en populer gece klubu burasi. kendisi kiliseden bozma bir gece klubudur ve leidseplein’de bulunur. bazen konserler de olmaktadir. ama adam beyer ile dans etmisligimiz de vardir bu mekanda.

melkweg – bu da leidseplein’de bulunan bir gece klubudur. biri buyuk, biri kucuk olmak uzere iki salonu vardir, sikildikca salon degistirilebilir. son zamanlarda dandik dandik partiler yapiyorlar, ama buyuktur ferahtir icerisi.

sugar factory – burasi digerlerine nazaran daha kucuk olan bir gece klubu. melkweg’in hemen karsisinda yer alir. su ana kadar hep guzel tecrubelerimiz oldu kendisiyle. deep house agirliklidir partiler.

studio 80 – girisinde adi bile yazmayan, underground sayilabilecek bir klup. rembrandtplein’de hemen escape’in yaninda yer almaktadir. partiler techno agirlikli, musterileri genelde kaliteli olan bir mekan. escape bok gibi bu arada, uzak durun.

air – rembrandtplein’de bulunan bir diger gece klubudur kendisi, tavsiye edilir.

KAHVALTI MEKANLARI:

Lunchcafe Single 404 – Özellikle haftasonu erken saatte gitmekte fayda var, rezervasyon almıyorlar. Sandviçleri çok lezzetli.. (Singel 404)

Sandwichshop Vennington – Ufak, yol üstü bir mekan. Hava güzelken dışarda oturmak keyifli, sandvicleri taze ve lezzetli. Rezervasyon alınmıyor.. (Prinsenstraat 2)

Greenwoods – İngiliz kahvaltısı sevenlere şiddetle tavsiye edilir (Keizergracht 465)

De Ysbreeker – Amstel nehri kenarında, geniş iç mekanı ve büyük bir terası olan, taze sandviçler ve enfes tatlılar yiyebileceğiniz bir mekan.. (Weesperzijde 23)

YEMEK MEKANLARI:

Getto

Getto is a burger bar with a difference: each burger is named after a drag queen who performs there – keep an eye on the website if you’re keen to catch an act. It describes itself as “an attitude-free zone, for gays, lesbians, bi, queers and straights”. Relaxed and friendly, the bar staff mix great cocktails, and the interior has a chilled vibe. The burgers don’t disappoint: try the Jennifer Hopelezz beef burger with guacamole and bacon, or the Dolly Bellefleur lamb burger with tzatziki and grilled courgette. They’re served with chunky seasoned wedges and a mayo-heavy salad. And try the Gettopolitan – a cosmo made with Dutch Jenever liqueur.

  • Warmoesstraat 51, +31 20 421 5151, getto.nl, mains from €10. Open Tues-Thurs 4pm-1am, Fri-Sat 4pm-2am, Sun 4pm-midnight)

Van Kerkwijk

Tucked down the Nes – what looks like a back alley running south of Dam square – Van Kerkwijk is unprepossessing from outside, but inside it’s habitually packed with customers at small wooden tables. They don’t take reservations, so get there early and have a drink while you wait. There’s no menu (in the ink-on-paper sense) so expect your waiter to recite a list of dishes. These range from French and Italian classics such as steak tartare and carpaccio, through to north African tagines and Indonesian curries. To start, try their house pâté, which is coarse, gamey and full of rustic French flavour. Van Kerkwijk’s meat is generally good, with mercifully undercooked, well-seasoned steaks and generous, chunky chips.

  • Nes 41, +31 20 620 3316, caferestaurantvankerkwijk.nl, mains from €15. Open daily 11am-late

De Zotte

Don’t go to de Zotte if you’re teetotal. This “brown cafe” is a mecca for Belgian beer lovers, with several good brews on tap and scores more in bottles. To stop you getting too sozzled, a simple but filling menu is on offer. It’s classic brown cafe fare: steaks with pepper, blue cheese or mushroom sauces, grilled lamb or chicken simply prepared. Non meat-eaters are also in for a treat: try De Zotte’s hartige tart – essentially a deep-pan quiche. The filling changes, but generally involves some kind of cheese and green vegetables. It’s huge, filling and feels like a hug on a cold day. Try it with sweet, dark bokbier on an autumn evening and breathe a contented sigh.

  • Raamstraat 29, +31 20 626 8694, dezotte.nl, mains from €10. Open Sun-Thurs 4pm-1am, Fri, Sat 4pm-3am

Restaurant Azmarino

East African food isn’t widely represented in Amsterdam, but where it is, you can expect generosity and pride in the cuisine. Azmarino’s decor is cosy and kitsch, with a convivial atmosphere to match. The food is served in giant sharing platters, the base of which is formed by a layer of the slightly sour, spongy pancakes that are typical of the region, with a further pile of the pancakes on the side to mop up the juices. Dishes are hot, sour, sweet and spicy all at the same time: marinated, juicy chicken drumsticks, slow-cooked lamb, and lentil-based sauces. Small piles of salad dotted around the platter offer welcome cool relief from the chilli.

  • 2e Sweelinckstraat 6, +31 20 671 7587, azmarino.nl, mains from €9. Open Tues-Sat 5pm-11pm

Singel 404

Something of a lunch institution, Singel 404 has the best sandwiches in Amsterdam. Not surprisingly, a lot of locals (especially students) know this too, so tables are hard to come by after noon. If the sun’s shining, tables spill out on to the pavement next to the canal, improving your chances of scoring a seat. Try the broodje (a generic name for sandwiches, made with your choice of bread) with avocado, smoked chicken, sun-dried tomatoes and melted brie. If perfection took the form of bread, this would be it: salty, smoky, creamy, with a touch of tartness. And big enough to fill you up until late afternoon, when it’s time to return for a coffee and a slice of cake …

  • Singel 404, +31 20 428 0154, sandwiches from €5. Open daily 10.30am-6pm

Poco Loco

With a terrace overlooking the Nieuwmarkt and all-day opening, Poco Loco is the kind of joint you can pop into for morning coffee, lunch, afternoon tea, beer and tapas after work, or dinner. At lunchtime, think pimped-up club sandwiches with smoked chicken, crispy bacon, Dutch cheese, salad and sauces with a kick. The tapas are superb, and deviate from the Spanish norm with Italian bruschetta and Dutch croquettes. The main courses are also international, with recent dishes including fajitas and a skewer of mixed grilled meats. Traditional Dutch white beer and glühwein are on offer till late, and the interior is all funky 70s oranges and browns.

  • Nieuwmarkt 24, +31 20 624 2937, diningcity.nl/pocoloco/, mains from €12. Open Sun-Thurs 10am-1am, Fri-Sat 10am-3am (kitchen closes 10.30pm)

Yam Yam

Yam Yam is the Dutch translation of “yum yum” – the sound you make when you try their Tartufata pizza. This house speciality involves Italian ham, rocket, parmesan and (most importantly) truffle sauce. The dough is thin, crisp and nutty with ever-so-slightly charred edges; the toppings are fresh, authentic and generous, and the truffle is plain addictive. There is an array of other pizzas, as well as bresaola, buffalo mozzarella, bruschetta and other classic Italian antipasti. Despite (or possibly because of) its off-the-beaten-track location, Yam Yam has a local, neighbourhood feel and is always busy.

  • Frederik Hendrikstraat 88-90, +31 20 681 5097, yamyam.nl, pizzas from €11. Open Tues-Sat 6pm-11.30pm, Sun 5.30pm-11.30pm

Pannenkoekenhuis Upstairs

You must try Dutch pancakes, or pannenkoeken. Thick and filling, with savoury or sweet toppings, they make perfect hangover food and are reasonably priced. At Pannenkoekenhuis Upstairs, you have to climb the most vertiginous staircase ever. At the top, the restaurant has just four or five tables, nestled amid hundreds of eclectic teapots, dangling from the ceiling and on any inch of available space. The pancakes are not the cheapest, but they’re worth it for the location alone. Try the pancake with bacon and stroop – like maple syrup without the maple. Or switch the syrup for cheese. Either way, arrive hungry because a dinner plate-sized pancake will leave you full all afternoon.

  • Grimburgwal 2, +31 20 626 5603, mains from €6. Open Fri, Sat noon-6pm, Sun noon-5pm

Sawaddee Ka

There is plenty of Thai food in Amsterdam, but Sawaddee Ka distinguishes itself by being consistently good and inexpensive. Located near the popular Leidseplein, it’s an ideal option for a post-shopping or pre-clubbing dinner. The menu is long and features the usual Thai suspects, including curries, noodles, fish cakes and soups. Main dishes come in silver pots balanced on tiny candle-lit burners, while rice comes in large, silver urns. Try the Neua Phad Namman Hoi: beef in oyster sauce with broccoli, mushrooms, and spring onion – the savoury, umami flavours of the oyster sauce and beef make a mean mouthful with the freshness of the broccoli and the tang from the spring onions.

  • Overtoom 49, +31 20 612 7537, sawaddeeka.nl, mains from €10. Open daily 4pm-11pm, last orders 10pm, Sat 10.30pm

Café Het Paleis

Café Het Paleis is conveniently located just to the west of Dam square, making it the perfect place for a break between seeing the tourist sites of the city or shopping in the nearby Kalverstraat – more of a recommendation for lunch or an afternoon coffee than for dinner. No visitor should leave Amsterdam without having a slice of appelgebak (apple tart), and Paleis’s is one of the best the city has to offer: thick, buttery pastry, soft, cinnamon-flecked apple and a big helping of gloriously indulgent whipped cream. An absolute treat after a day’s sightseeing.

  • Paleisstraat 16, +31 20 626 0600, facebook page, sandwiches from €4.50, mains from €12.50. Open Sun, Mon 9.30am-midnight, Tues-Thurs 9.30am-1am, Fri, Sat 9.30am-2am

Los Pilones (leziz bir Meksika restoranı)

Japanese Pancake World (daha önce yemediğiniz tarzda pancakeler deneyebilirsiniz)

Anne Frank Huis yakınlarındaki Proeverij 274.

Café De Klos. Leidseplein bölgesinde. Öğleden sonra 4 ile gece 11’e kadar açık unutmayın. Bizim favorimiz kesinlikle rib, veal antricot, salyangoz.(escargot)

Sampurna adındaki bir Endonezya restoranına dalıyorum. 15 çeşit yemek hepsi bizdeki mezede olduğu gibi küçük tabaklarda geliyor. Et yemekleri ise küçük bir ısıtıcının üzerine koyularak servis ediliyor. Benim seçtiğim en büyük boy (adı celebes Rijsttafel) tadım menüsünün fiyatı 34,50 avroydu.

Cafe Roux/Grand Amsterdam: Bu restoranda; Albert Roux’nun üne kavuşturduğu yemekleri, oldukça uygun bir Şyata ( özellikle de, sabit Şyatlı mönüyü seçerseniz) tadabilirsiniz. Burası: Fransız ve modern İngiliz hatta Fas mutfaklarından sunduğu, harika karışımla, Hollandalıların hayranlığını kazanmış bir restoran. Yermantarlı tavuk, fenerbalığı ve midye yahnisi ile bal ve çay dondurmalı cappucino’yu mutlaka tadın. Önceden yer ayırtın, çünkü burası çok gözde bir yer. Şarap garsonu tavsiyelerde bulunmaktan zevk duyuyor.

Lucius: Spiu straat’da. Dev porsiyonlarda, midye, som balığı ve istiridye gibi deniz ürünleri ve balık yemekleri konusunda uzman bir yer. Ayrıca, kılıçbalığı gibi sipesiyalleri denemeye değer. Et yiyenlere de sunulmak üzere bir şeyler hazırlanabiliyor.

İzest: Prinsen straat’da. Bu popüler restoran “bir tabak dünya” sunar. Baharatlı Tay salataları ve körilerinden Akdeniz deniz ürünlerine kadar, her şeyi bulabilirsiniz. Buradaki vurgu, modern teknikler ve lezzet dengesi.

De Zotte (Raamstraat 29) – Belçika mekanı. Envai çesit Belçika birası ve güzel yemekleri var.. Genelde akşamlari kalabalık oluyor, erken gitmekte ya da rezervasyon yapmakta fayda var.

Coco’s Mine (Thorbeckeplein 8) – Avustralya mekanı. Büyük porsiyonlar, fast food tarzında hamburgerler ve snackler. Kanguru eti hiç denemediyseniz işte size fırsat..

Momo  (Hobbemastraat 1) – Eğer salaş mekanları değil daha trendy yerleri tercih ederim derseniz.. Hele ki füzyon Asya mutfagi severseniz Momo tam size göre. Yerlilerin de popüler mekanı.. Rezervasyon yapılabiliyor.

Jaspers (Ceintuurbaan 196) – Yakında Michelin yıldızı alması neredeyse kesin olan bu restorana, hazır fiyatları da kalitesine göre uygunken romantik bir akşam yemeği için gitmenizi tavsiye ederiz. Şef Jasper’in iki haftada bir değişen ve sezonun ürünlerinden özenle hazırladığı yemekleri hem yaratıcı hem de leziz.. Rezervasyon yapmakta fayda var..

De Saloon: En az 1.85′lik kadınların barında servis yaptığı bu mekana boy kompleksiniz yoksa kesinlikle uğrayın, aperatifleri tadarken yanında buz gibi bir bira için. Hava güzelse dış kısmında oturabilir, böylelikle yoldan gelip geçenleri rahatça seyredebilirsiniz. (Lijnbaansgracht 271, Leidsekruisstraat)

Goodies: Herengracht ve Keizergracht kanalları arasında yer alan bu kafe çok lezzetli yemeklere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca bitki çayları da bir o kadar güzel. Ben brunch keyfimi bu kafede yapmış, büyük bir keyif almıştım. Çevresinde butikler, optikler ve tasarım dükkanları yer alıyor. (Huidenstraat 9)

Her yerde bu patateslerden bulabilirsiniz fakat herkesin dilinden düşürmediği bir patatesçi var adı Vlaams Fritheshuis Vleminckx. Favori soslar, Klasik Amsterdam mayonezi ve körili Joppiesaus.

Güzel mekanlardan biri de, Toffee Waffle oldu. İncecik bir waffle düşünün ve içinde Toffee karameli var ve sıcacık çıtır çıtır.

http://www.theguardian.com/travel/2011/jun/22/top-10-pubs-bars-amsterdam

http://www.theguardian.com/travel/2011/jun/18/amsterdam-10-best-clubs

BENİM TAVSİYELERİM VE DENEDİKLERİM:

GECE HAYATI

  1. studio 80 – girisinde adi bile yazmayan, underground sayilabilecek bir klup. rembrandtplein’de hemen escape’in yaninda yer almaktadir. partiler techno agirlikli, musterileri genelde kaliteli olan bir mekan. (Rembrandtplein 17)
  2. trouw – amstel kiyisi kenarinda, oldukca guzel bir mekan. turistik bolgenin biraz disinda olmasi avantajdir kanimca (Wibautstraat 127-131)
  3. paradiso – herhalde amsterdam’in en populer gece klubu burasi. kendisi kiliseden bozma bir gece klubudur ve leidseplein’de bulunur. bazen konserler de olmaktadir. ama adam beyer ile dans etmisligimiz de vardir bu mekanda. (Weteringschans 6-8)
  4. sugar factory – burasi digerlerine nazaran daha kucuk olan bir gece klubu. melkweg’in hemen karsisinda yer alir. su ana kadar hep guzel tecrubelerimiz oldu kendisiyle. deep house agirliklidir partiler. (Lijnbaansgracht 238)
  5. cave: burasi da rock/metal severler icin bir bar. isminden de belli oldugu gibi magara gibi bir yer. benim gittigim sefer death metal calan bir grup vardi. baya sert geldi acikcasi bana ama meraklilari bir denesin. (Prinsengracht 472)
  6. waterhole: burasi da rock bar ama daha bildigimiz rock parcalarini caliyorlardi. hatta bizim gittigimiz aksam radiohead’den creep’i cok guzel icra eden bir grup vardi, bizi mest etmislerdi. yakin zamanda tekrar gitmeyi planliyorum. leidseplein’de bulunuyor. jimmy woo’nun karsisinda hemen. (Korte Leidsedwarsstraat 49)
  7. de heeren van amstel: rembrandtplein’de bulunuyor bu bar da. benim gittigim her seferde iceride canli muzik vardi ve olaganustu keyifliydi. dolayisiyla o bolgedeyseniz bir girip bakin derim. eger muzigi severseniz; takilin orada baska yer aramayin. guzel bar. (Thorbeckeplein 5)
  8. chupitos: leidseplein’e yakin bir yerde bulunuyor bu bar. belki elliden fazla shot cesidi var burada. kesinlikle denemeniz gereken shot ise harry potter. bazi shotlarin adlari (wet pussy) turk ahlakina ters dusse de lezzetleri oldukca iyidir tavsiye edilir. cuma-cmt gidilecekse 11’den once gidilmesi tavsiye edilir, zira sonrasinda asiri kalabalik oluyor. iceride pop sarkilari caliyor agirlikla. oldukca kucuk bir bar zaten. (Zieseniskade 25)
  9. cafe lux & cafe weber: marnixstraat uzerinde bulunan bu barlar genelde nezih dutch’larin takildigi yerlerdir. dolayisiyla turistlerle karsilasma ihtimaliniz dusuk sayilir. burayi ozel yapan esasinda burada takilan kitledir. fıldır fıldır kiz&erkek arayan insanlar yoktur genelde. pek tek basina gelen de yoktur. genelde arkadaslariyla gelir insanlar. servis iyidir ama cuma-cumartesi giderseniz buyuk bir kalabalik ile karsilasmaniz da kacinilmazdir. (Marnixstraat 397-403)

YEMEK (kahvaltı+öğle+akşam)

  1. Lunchcafe Single 404 – Özellikle haftasonu erken saatte gitmekte fayda var, rezervasyon almıyorlar. Sandviçleri çok lezzetli.. (Singel 404) kahvaltı
  2. Sandwichshop Vennington – Ufak, yol üstü bir mekan. Hava güzelken dışarda oturmak keyifli, sandvicleri taze ve lezzetli. Rezervasyon alınmıyor.. (Prinsenstraat 2) kahvaltı
  3. Greenwoods – İngiliz kahvaltısı sevenlere şiddetle tavsiye edilir (Keizergracht 465) kahvaltı
  4. De Ysbreeker – Amstel nehri kenarında, geniş iç mekanı ve büyük bir terası olan, taze sandviçler ve enfes tatlılar yiyebileceğiniz bir mekan.. (Weesperzijde 23) kahvaltı
  5. Omelegg: harika omletler (Ferdinand Bolstraat 143) kahvaltı
  6. Sampurna: adındaki bir Endonezya restoranına dalıyorum. 15 çeşit yemek hepsi bizdeki mezede olduğu gibi küçük tabaklarda geliyor. Et yemekleri ise küçük bir ısıtıcının üzerine koyularak servis ediliyor. Benim seçtiğim en büyük boy (adı celebes Rijsttafel) tadım menüsünün fiyatı 34,50 avroydu. (Singel 498) Öğle
  7. De Zotte: Belçika mekanı. Envai çesit Belçika birası ve güzel yemekleri var.. Genelde akşamlari kalabalık oluyor, erken gitmekte ya da rezervasyon yapmakta fayda var. (Raamstraat 29) Öğle
  8. Vlaams Fritheshuis Vleminckx: Patates – Bizim favori soslarımız Klasik Amsterdam mayonezi ve körili Joppiesaus. (Voetboogstraat 31-33) Ara öğün
  9. Café De Klos: Leidseplein bölgesinde. Öğleden sonra 4 ile gece 11’e kadar açık unutmayın. Bizim favorimiz kesinlikle rib, veal antricot, salyangoz.(escargot) (Kerkstraat 41-43) Gece
  10. Lucius: Spiu straat’da. Dev porsiyonlarda, midye, som balığı ve istiridye gibi deniz ürünleri ve balık yemekleri konusunda uzman bir yer. Ayrıca, kılıçbalığı gibi sipesiyalleri denemeye değer. Et yiyenlere de sunulmak üzere bir şeyler hazırlanabiliyor. (Spuistraat 247) Gece
  11. Coco’s Mine: Avustralya mekanı. Büyük porsiyonlar, fast food tarzında hamburgerler ve snackler. Kanguru eti hiç denemediyseniz işte size fırsat.. (Thorbeckeplein 8) Öğle
  12. Getto: burger bar- try the Jennifer Hopelezz beef burger with guacamole and bacon, or the Dolly Bellefleur lamb burger with tzatziki and grilled courgette. They’re served with chunky seasoned wedges and a mayo-heavy salad. And try the Gettopolitan – a cosmo made with Dutch Jenever liqueur. (Warmoesstraat 51) Öğle
  13. Sawaddee Ka: Thai food -Try the Neua Phad Namman Hoi: beef in oyster sauce with broccoli, mushrooms, and spring onion – the savoury, umami flavours of the oyster sauce and beef make a mean mouthful with the freshness of the broccoli and the tang from the spring onions. (Overtoom 49) Gece
  14. Jaspers: Yakında Michelin yıldızı alması neredeyse kesin olan bu restorana, hazır fiyatları da kalitesine göre uygunken romantik bir akşam yemeği için gitmenizi tavsiye ederiz. Şef Jasper’in iki haftada bir değişen ve sezonun ürünlerinden özenle hazırladığı yemekleri hem yaratıcı hem de leziz.. Rezervasyon yapmakta fayda var. (Ceintuurbaan 196) Gece4
  15. Momo: Eğer salaş mekanları değil daha trendy yerleri tercih ederim derseniz.. Hele ki füzyon Asya mutfagi severseniz Momo tam size göre. Yerlilerin de popüler mekanı.. Rezervasyon yapılabiliyor. (Hobbemastraat 1) Gece
Reklamlar