Etiketler

, , ,

ONUN YANINDA THOMAS EDISON BİLE APTAL KALIR…
İşte size bir ödev:
Ansiklopedilerinizi karıştırıp aşağıdaki soruların yanıtlarım kontrol edin (cevaplar parantez içinde verilmiştir):
1) Radyo’yu kim icat etti? (Marconi)
2) Röntgen makinesini kim icat etti? (Roentgen)
3) Triyot lambayı kim icat etti? (De Forest)
Hazır araştırmaya başlamışken, floresan ampulünü, neon ışıklarını, hız göstergelerini, otomobil kontak sistemini ve radar, elektron mikroskobu ve mikrodalga fırının esaslarını da kimin keşfettiğine bir bakın.
Muhtemelen, yirminci yüzyılın başlarında dünyanın en tanınmış bilim insanlarından olan Nikola Tesla’dan bahsedildiğine pek rastlamazsınız. Doğrusu, bugün onun ismini duymuş olan çok az insan vardır. Bunu sağladıkları için Thomas Edison ve General Electric’teki ekibine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Tesla, birçoklarınca, dört yüz kilometre mesafeden on bin adet uçağı yok edebilecek ölümcül ışınlardan bahseden tuhaf biri olarak kabul edilmiş ve edilmektedir. Yeryüzünü ikiye bölebileceğini bile iddia etmişti. On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, ses ve görüntülerin hava yoluyla iletilebileceğini iddia etmiş ve Edison’a, DC (Doğru Akım) elektrik sistemini alıp münasip bir yerine sokmasını söylemişti. İncilere karşı olağandışı bir nefreti vardı ve yanında çalışanların herhangi bir şekilde inci takmasını kesinlikle yasaklamıştı. En tuhafı da, yemeden önce yiyeceklerinin hacimlerini hesaplamasıydı.
Bir başka deyişle, Tesla’nın bahsini duymuş olan herkesin onu birinci sınıf bir kaçık olarak değerlendirmiş olması muhtemeldir.
Ama bazı şeyler değişiyor.


Hayatının son kısmında ortaya çıkmış bütün olağandışı yönleri bir tarafa, Tesla bu bölümün başında saydığım her şeyin ve çok daha fazlasının mucididir. Ama bundan hiç bahsedilmez. Etrafınıza baktığınızda karşılaşacağınız, modern hayatı modern yapan birçok unsurdan bir şekilde o sorumludur.
Hiç şüphe yok ki, Nikola Tesla, Leonardo da Vinci’den beri yaşamış en büyük dehadır.
Peki kimdi bu deha?

Sırp kökenli olan küçük Nicky Tesla, 1856 yılında, Hırvatistan’ın Smiljan kentinde (o dönemin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırlarında) doğmuştu. Olağandışı bir hafızası vardı ve altı dilde konuşmayı öğrenmişti. Avusturya Teknik Üniversitesi’nde dört yıl boyunca matematik, fizik ve mekanik eğitimi aldı.
Ancak Tesla’yı esas önemli yapan, elektrik hakkındaki üstün kavrayışıydı. Elektriğin hala emekleme çağını yaşadığı bir dönemden bahsettiğimizi unutmayın.
Tesla 1884 yılında Amerika’ya ilk geldiğinde, Thomas Edison için çalışmaya başladı. Edison, DC elektrik sistemiyle ilgili ciddi sorunlar yaşıyordu. Tesla’ya, sistemdeki hataları düzeltmesi karşılığında büyük paralar vermeyi vaad etti. Tesla, Edison’u yüz bin dolarlık zarardan kurtardı (bugünkü karşılığı milyonlarca dolar) ama Edison anlaşmanın kendi üstüne düşen kısmını yerine getirmeyi reddetti. Tesla işi bırakınca, Edison’un ekibi onun dehasının gün ışığına çıkmasını engellemek için büyük çabalar sarfetti. Tesla’nın bugün pek tanınmamasının başlıca sebebi budur.
Tesla, elektrik iletimi için daha iyi bir sistem kurdu -bugün hala evlerimizde kullandığımız AC (Alternatif Akım) sistemi. AC’nin DC sistemine göre büyük avantajları vardı. Tesla’nın daha gelişmiş modellerini tasarladığı transformatörleri (bunları keşfeden o değildi) kullanarak alternatif akım voltajı artırılabiliyor ve ince teller vasıtasıyla uzak mesafelere aktarılabiliyordu. DC bunu başaramıyordu çünkü her kilometre karede bir elektrik santrali bulunması gerekiyor ve elektrik ancak çok kalın kablolarla iletilebiliyordu.
Elbette, böyle bir akım sisteminin işe yaraması ancak bu sistemle çalışacak araç gereç varsa mümkündü. Bu yüzden, Tesla, evinizdeki hemen her alette kullanılan motorları icad etti. Bu öyle basit bir başarı değildi; on dokuzuncu yüzyıl sonlarında bilim insanları, alternatif akım sistemine uygun motorların yapılamayacağına, dolayısıyla AC’nin kullanımının tam bir vakit kaybı olduğuna kanaat getirmişlerdi. Ne de olsa, bir akım saniyede altmış defa yön değiştirirse, motor ileri geri sallanmaktan hiçbir işe yaramayacaktı. Tesla bu sorunu kısa sürede çözerek aksini ispatladı.
AC sistemi kulaktan kulağa yayılmaya başlamıştı ve doğal olarak George Westinghouse’un kulağına da ulaştı.
Tesla, Westinghouse ile imzaladığı anlaşmaya göre, satılan her AC kilovatı için iki buçuk dolar kazanacaktı. Tesla, birdenbire, hayalini kurduğu tüm deneyleri yapmasına yetecek paraya sahip olmuştu.
Sanayi onları ‘icat etmeden’ kırk yıl kadar önce, laboratuvarında flüoresan lambaları kullanmaya başladı. Dünya Fuarları’nda ve benzeri sergilerde, cam tüpleri alıp eriterek, onlarla ünlü bilim insanlarının isimlerini yazdı; bugün her tarafta karşımıza çıkan neon ışıklarının ilk örnekleri. Tesla ayrıca, Niagara
Şelaleleri’nde, dünyanın ilk hidroelektrik santralini kurdu. Bütün bunlara ek olarak, arabalar için ilk hız göstergesinin patentini aldı.
Ancak, Edison DC sistemine çok fazla para yatırmıştı ve bu yüzden General Electric, Tesla’nın her yeni keşfini karalamak için elinden geleni yaptı. Edison, sürekli olarak AC elektriğinin DC enerjisinden çok daha tehlikeli olduğunu göstermeye çabaladı.
Buna karşılık olarak Tesla da kendi pazarlama kampanyasını yürüttü. Chicago’daki (yirmi bir milyon insanın katıldığı) 1893 Dünya Fuarı’nda, yüksek frekanslı AC enerjisini kendi vücudundan geçirerek ampullere iletip, AC elektriğinin ne kadar güvenli olduğunu sergiledi. Bu sayede, kalabalığa zararsız elektrik şimşekleri gönderebilir hale geldi. Güzel numara!
Tesla’ya ödenmesi gereken ücret bir milyon doları geçmeye başlayınca, Westinghouse maddi sıkıntılarla karşılaştı. Tesla, anlaşmanın yürürlükte kalması halinde Westinghouse’un ayakta kalamayacağını anlamıştı ve alacaklılarla karşı karşıya gelmeyi de istemiyordu doğrusu. Onun hayali herkesin AC elektriğini ucuz fiyatlarla kullanabilmesiydi. Bu yüzden anlaşmayı yırtıp attı! Dünyanın ilk dolar milyarderi olmak yerine, patentlerinin tamamı karşılığında 216 bin dolar aldı.
1898 yılında, Madison Square Garden’da, ilk uzaktan kumandalı maket gemiyi dünyaya tanıttı. Niyeti, bu icadı uzaktan kumandalı, insansız bir torpido olarak pazarlamaktı ama Savaş Bakanlığı buna karşı çıktı. Ama siz bütün uzaktan kumandalı uçaklar, arabalar, tekneler ve televizyonlar için Tesla’ya teşekkür edebilirsiniz.
Tesla’nın en büyük hayali, tüm dünyaya bedava bir enerji kaynağı sağlamaktı. 1900 yılında, J.P. Morgan’ın yatırdığı yüz elli bin dolarlık sermayeyle, New York’un Long Island bölgesinde, ‘Kablosuz Yayın Sistemi’ adını verdiği kulenin inşaatına başladı. Bu yayın kulesinin amacı, dünyanın telefon ve telgraf ağlarını birleştirmek; hatta görüntülerin, borsa bilgilerinin ve meteoroloji haberlerinin dünyanın her köşesine iletilmesini sağlamaktı. Ne yazık ki, bunun dünyaya bedava enerji sağlamak anlamına geldiğini fark ettiğinde, Morgan projeyi finanse etmekten vazgeçti.
Birçok yoruma göre, ABD hükümeti, Alman casus denizaltıları tarafından yön saptamada bir işaret olarak kullanılmasından endişe ettikleri kuleyi yıktı. Gerçekte ise, Morgan’ın sermayesini geri çekmesinden sonra maddi sıkıntı içine düşen Tesla, borçlarını ödemek için kuleyi düşük fiyata satmıştı.
Tüm dünya onun kaçığın teki olduğunu düşünüyordu. Ne de olsa, ses, görüntü ve elektriğin iletilmesi o dönemlerde duyulmuş şey değildi.
Ancak dünyanın bilmediği şey, Marconi’nin sözde keşfinden on yıl kadar önce, Tesla’nın radyonun temelini oluşturan ilkeleri göstermiş olduğuydu. Hatta, Tesla’nın öldüğü 1943 yılında, Yüksek Mahkeme tarafından, Tesla’nın daha
önceki tarifleri sebebiyle Marconi’nin patentlerinin geçersiz sayılmasına karar verildi. Buna rağmen, radyonun mucidi olarak Tesla’nın adı geçmez. (Not: Marconi’nin radyosu ses değil bir sinyal iletiyordu ve Tesla bunu yıllar önce yapmıştı zaten.)
Yaşamının son döneminde, Tesla’nın iddiaları basın tarafından abartılmaya başladı.
Tesla, Mars ve Venüs’ten radyo sinyalleri aldığını bildirmişti. Bugün biliyoruz ki o sinyalleri uzak yıldızlardan alıyordu ama o zamanlar evren hakkında çok az şey biliniyordu. Basın da onun ‘ahlaksız’ iddialarıyla ortalığı ayağa kaldırdı.
Tesla, Manhattan’daki laboratuvarında, elektrikli bir diyapazonun (Titreştirilince ana seslerden birini veren U biçiminde küçük bir çelik araç -ç.n.) içinde dünyayı meydana getirdi. Buharlı bir osilatörün (Radyoda elektrik titreşimleri meydana getiren aygıt -ç.n.) ayağının altındaki zeminle aynı frekansta titremesini sağladı. Eski Memorez reklamlarında Ella Fitzgerald’ın sesiyle bardakları kırması gibi.
Sonuç mu? Çevredeki bütün mahalleleri etkileyen bir deprem! Binalar sallandı, sıvaları döküldü ve pencereleri kırıldı.
Tesla, bu prensibin, teoride, Empire State binasını yıkmak veya dünyayı ortadan ikiye bölmek için de kullanılabileceğini iddia etti. Yeryüzünün titreşim frekanslarını, bilim bunları onaylayabilecek düzeye gelmeden neredeyse altmış yıl önce belirlemişti.
Yeryüzünü ikiye ayırmak gibi bir şeyi denemediğini de sanmayın. Yani, bir nevi.
1899 yılında, Colorado Springs’teki laboratuvarında, yeryüzüne enerji dalgaları göndermiş ve bunlar da doğal olarak kaynaklarına geri dönmüşlerdi. Aynı ilke bugünün güvenilir sismik deprem istasyonlarının temelidir. Dalgalar geri geldiklerinde, daha fazla elektrik gönderdi.
Sonuç mu? Kayıtlara geçmiş en büyük insan yapımı şimşek: Tam 40 metre! Hala kınlamamış bir rekor! Beraberinde oluşan gök gürültüsü otuz beş kilometre öteden bile duyulmuştu. Laboratuvarın etrafındaki çayırın üzerini tuhaf bir mavi alev kaplamıştı; tıpkı St. Elmo’nun Ateşi gibi. Ne yazık ki, yerel güç şebekesinin teçhizatını havaya uçurmuştu ve bu deneyi bir daha asla tekrarlayamadı.
Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında, hükümet umutsuz bir şekilde Alman denizaltılarım tespit edebilmenin yolunu arıyordu, iyi bir yöntem bulması için Thomas Edison görevlendirildi. Tesla, gemilerin tespit edilmesi için enerji dalgalarının kullanılmasını önerdi -yani bugünkü radarların. Edison, Tesla’nın önerisini gülünç olarak niteledi ve dünya bu keşfin yapılması için bir yirmi beş yıl daha beklemek zorunda kaldı.
Yaşam boyu yaratıcılığı için ödülü ne mi oldu? Tesla’dan başka herkese verilen Edison Madalyası! Edison’dan işittiği bütün hakaretlerin üstüne gerçek bir tokat.
Daha nice anekdotlar aktarılabilir.
Sektörün kendisini bilim literatüründen dışlama çabası (belli ki çok başarılı olmuşlar) yüzünden yirmi yıl boyunca bir nevi sürgün hayatı yaşadı. Sermayesi olmadığı için deneyemediği teorileri sayısız defterin üzerinde kaldı.
Modern dünyayı icat etmiş olan adam, 7 Ocak 1943 tarihinde, 86 yaşındayken, neredeyse meteliksiz bir halde hayata gözlerini yumdu. Cenazesine iki binin üzerinde insan katıldı.
Tesla, yaşadığı süre boyunca, yüzden fazla patent almıştı. Sürekli beş parasız olmasaydı Edison’un rekorunu da geçe,bilir-di belki. Yaşamının son otuz yıllık kısmında, maddi imkanları patent işlemlerinin çok azını karşılamaya yetti.
Tesla, Edison ve döneminin birçok mucidinden farklı olarak, fikirlerine bilim tarihinde daha önce hiç rastlanmamış özgün bir düşünürdü. Ne yazık ki, dünya onun kadar yaratıcı insanlara hak ettikleri maddi takdiri veremiyor. Sadece bu fikirleri alıp basit, kullanışlı ürünlere çeviren kişileri ödüllendiriyor.
Bugünün bilim adamları hala onun notlarını inceliyor. En başarılı uzmanlarımız onun dünyaya yayılmış teorilerini şimdi anlıyor. Örneğin, tasarladığı döner alanlı türbin motorun, modern araçlarla birleştirildiğinde, bugüne dek üretilmiş en yetkin motorlardan biri olduğu anlaşılıyor. Kriyojenik (Kriyojeni, derin soğutmanın eş anlamlısıdır -ç.n.) sıvılar ve elektrikle yaptığı deneyler, modern süper iletkenlerin temelini sağlamıştır. Bir elektronun düşük yüklü parçalarına işaret eden deneylerden bahsetmiştir; yani, bilim adamlarının 1977 yılında nihayet keşfettikleri, kuarklar! (Fizikte, temel parçacıklardan oluşan bileşen -ç.n.)
İnanılır gibi değil!
Belki tarihin, gerçek bir dehayla karşılaştığında bunu anlayabileceği günler de gelecektir.

HAARP teknolojisi ve TESLA;

“high frequency active auroral research program” ın kısaltması olup amerika ordusu tarafından geliştirilmekte olan bir proje. yetkililere göre bunun amacı füzeleri havada imha etmek, toprağın altını incelemek, denizaltılarla haberleşmeyi kolaylaştırmak, ve büyük bir alandaki tüım haberleşmeyi kesmek gibi çok çeşitli amaçları vardır…

ancak amerikanın en ünlü jeofizikçilerindden birine göre ise bu teknoloji iklimleri değiştirmek, ozon tabakası ile oynamak, deprem yaratmak, radyasyon yaymayan termonükleer patlamalar yaratmak gibi korkunç güce de sahiptir….
Yukarıyı eksi sozlukten aldım… Haarp teknolojisi Tesla’nın barışçıl amaçlarla bulduğu ama Amerika’nın daha sonra kötücül amaçlarla geliştirdiği bir teknoloji olmuştur. Daha önceki araştırmalarımda ve okumalarımda 17 ağustos 1999 depremiyle ilgili çok ciddi iddialara rastlamıştım, özellikle 17 ağustos dalgalarının olduğu gün boş geçiyor ve o günle ilgili verilere ulaşılamıyor, bununla ilgili araştırmayı isteyen internetten yapabilir.

Filmografisi:

* David Bowie tarafından 2006 yılında “The Prestige” (Prestij) filminde canlandırıldı.
* Tesla’nın hayatını anlatan en azından iki tane film var. Birincisi, 1977 yılında TV için yapılmıştır. Tesla’yı Rade Šerbedžija canlandırmıştır. 1980 yılında Orson Welles tarafından Tajna Nikole Tesle (Nikola Tesla’nın Gizli Yaşamı) tekrarda filme alınmıştır. Krsto Papić tarafından yönetilmiş, Petar Božović tarafından oynanmıştır.
* Tesla: Master of Lightning, (Tesla : Yıldırım Ustası) Robert Uth tarafından 2003 yılında yapılıp, Stacy Keach Tesla’yı seslendirmiştir.
* “Tesla: Master of Lightning” (Tesla : Yıldırım Ustası) 1999. ISBN (Kitap) ISBN (PBS Video)
* Lost Lightning: The Missing Secrets of Nikola Tesla (Kayıp Yıldırım : Nikola Tesla’nın Aranan Sırları)( (Google Video’da)

Yararlanılan Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla
Hayatının detaylı anlatımı için de bakabilirsiniz!

Tesla hakkında kitaplar:

İhmal edilmiş bir bilim adamı olarak haylı kısıtlıdır.

1. Tesla: Zamanın Ötesindeki Deha (Margaret Cheney)
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=470801

2.Tesla’nın Kutusu (Samantha Hunt)
Tesla’nın Kutusu hayli ilginç bir kitap, merakla okuyorsunuz. Tesla’nın başından geçenleri, karakterini, buluşlarını, sorunlarını kısaca Tesla’yla ilgili pek çok şeyi öğreneceksiniz bu kitap sayesinde. Biyografi değil bir roman bu kitap. İç içe geçmiş bir şekilde hikayeleri anlatılan diğer karakterler de var, radyoya tutkun bir genç kadın ve onun babası diğer temel karakterlerden.Bunun yanında bazı yan karakterler de mevcut. Tesla, her şeyiyle ilginç bir insan ve yaşadıkları da bir o kadar ilgi çekici. Bu kitabı okurken sıkılacağınızı zannetmiyorum, her sayfada bir sonraki sayfa içinizde merak uyandırıyor. Tesla’yı ele almaktaki başarısının yanında, romana yedirdiği diğer öyküleri de benzer güzellikte anlatıyor yazar. İnce bir kitap değil, 400ü aşkın sayfası var. Sizi çeken hayatlar ve Nikola Tesla ile ilgili hafızanıza katabileceğiniz bir sürü şey vaat ediyor Tesla’nın Kutusu.

3. İngilizceniz varsa İngilizce yazılmış kaynakları ekte veriyorum…

1002019_10151811321267104_1003962447_n

Takıntıları:

takıntıları da son derece ilginç;
örneğin hiç banyo yapamadan geçirdiği 20-30 günlük bir okyanusötesi yolculuk sonunda, temizlik hastalığına yakalanıyor, bir kurulandığı havluya bir daha deyemiyor.

sonra, herhangi birşeyi 3 ve 3’ün katları şeklinde yapıyor; kitleme mi yapacak, üç defa kitliyor işte.

yediği yemeklerin kübik hesaplarını yapıyor, gibi birsürü şizofrenik tavır içerisine giriyor, çıkıyor.

başladığı işi bitirme takıntısı da var; lisedeyken realist bir yazarın eserine başlıyor, yazarın 100 ciltlik eseri var, genç nikola bitirmek zorunda kalıyor…

Teleforce cihazı ve Tesla:

The nozzle would send concentrated beams of particles through the free air, of such tremendous energy that they will bring down a fleet of 10,000 enemy airplanes at a distance of 200 miles from a defending nation’s border and will cause armies to drop dead in their tracks.
Ne kadar manyak olduğunu Teleforce cihazını yapamadan gitmiştir, ama yapsaydı ne olacaktı yukarıyı Türkçeye çevirelim:
Orduları yok edecek ve 200 mil öteden 10,000 düşman uçağını düşürecek muhteşem enerji, öyle ki havada konsantre partikül dalgaları gönderecek bir enerjidir.
İyi ki yapamamış:))

Philadelphia Deneyi:

Aslında benim en çok ilgimi çeken budur. Koskoca gemi bir yerden bir yere ışınlanıyor ama kesinlikle ispatlanmamıştır, rivayet halinde kalmıştır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Philadelphia_Deneyi

Reklamlar