Etiketler

, , , , , , ,

Sinemanın sıkı bir takipçisi olarak, önceden yazdığım en iyi filmler & diziler listelerimin de çok beğenilmesini dikkate alarak en iyi yönetmenler ve en iyi kadın ve erkek oyuncular listeleri hazırlamaya karar verdim. Bu listeler sadece birden ona kadar numaralandırma gibi olmayacak, filmleriyle birlikte ve tanıtıcı bilgilerle beraber sunulacaktır yani her yerde bulamayacağınız detaylı bir çalışma olacaktır. YALNIZ LİSTENİN SUBJEKTİF(KİŞİSEL ZEVKE DAYALI) BİR LİSTE OLDUĞUNU AKILDAN ÇIKARMAMAKTA YARAR VAR. YANİ HERKESİ MEMNUN ETMEK MÜMKÜN OLMAYABİLİR, KUSURA BAKMAYIN. Ama çok emek verilmiş bir liste olacağını garanti ederim.

Temel bazı noktalar şunlar;

– Daha önceki listelerimi de incelemişseniz, belirttiğim gibi 1980 öncesi sinema pek ilgimi çekmiyor, o yüzden bu listelerde mesela 1950’lerin Sydney Lumet ve Michalengalo Antoniani gibi yönetmenlerine rastlayamayacaksınız.

– İstikrar,kalite ve süreklilik açısından onlarca filmi arasından en az 4 filmini üst seviye bulduğum ve listeye aldığım yönetmenleri seçtim. Mesela bu yüzden Coen kardeşleri (Ethan ve Joel Coen) listeye almadım çünkü filmleri arasından sadece Fargo ve No Country for Old Men üst seviye bence.

– Her yönetmenin, her filmini izlemiş olmak tabiki mümkün değil ama bu liste hazırlanırken izlenmiş olan kayda değer filmlerinin hepsi arasından seçim yapılmıştır.

– Yönetmenler arasında benim için bir numara tartışmasız Christopher Nolan. Onun dışındakiler arasında bir sıralama yapmadım, yapsam hepsi çok küçük farklarla sıralanırdı, postlardaki sıralama sadece yer belirtmek içindir.

– Kadın yönetmenler hala Türkiye’de değil dünyada da etkisiz, bu yüzden onlar için ayrı bir kategori açamadım ne yazık ki:(

YORUMLARINIZ DEĞERLİDİR, BEKLİYORUM…

Evet, artık başlayabiliriz:)

CHRISTOPHER NOLAN

http://tr.wikipedia.org/wiki/Christopher_Nolan

30 temmuz 1970 londra doğumlu yönetmen. Erkek kardeşinin adı Jonathan Nolan. Nolan kendi filmlerinin çoğunda kardeşiyle ortak senaristir. Henüz 7 yaşındayken babasının 8mmlik kamerasıyla dövüş sahneleri çekmeye başlar. University collage london’da ingiliz edebiyatı okudu ve ilk kısa metrajlı filmini yaptı.

-karısı emma thomas’la(şişko ve çirkin bir kadın olmasına rağmen) 1997’den beri evlidir.
-filmlerine, geçmişe ait bir sahne ya da filmin sonundan bir sahneyle başlar.
-genellikle oyuncular christian bale ve michael caine ile çalışır.
-aktör larry holden ile memento’dan beri çalışmaktadır.
-filmlerinde ana karakter ellerini kavuşturmuş şekilde bir sahneyi oynarken başlar.
-kırmızı ve yeşil renk körüdür.
-büyük bir james bond hayranıdır.
-bilgisayarla yapılan görsel efektlerden (cgi) kaçınır.
-radiohead hayranıdır.
-hem abd ve hem de uk vatandaşıdır ve her zaman pasaportlarını üstünde taşır.(çocukluğunda abd ve uk arasında çok gidip gelirmiş)
-jim carrey’nin başrolünde oynayacağı howard hughes’un biyografik filminin senaryosunu yazmış(ki “yazdığım en iyi senaryoydu” der) ama martin scorsese, howard hughes’a ait olan bu biyografiyi the aviator(2004) adı altında çeker. nolan da batman begins projesini alır.
-filmleri imdb’de 8’in üzerinde notlar almıştır. the dark knight filmi ilk yayınlandığı sıralarda tüm zamanların en iyi 250 filminde(top 250) birinci sıraya oturmuştu.

Takip (Following, 1998)

Yeni romanı için aradığı ilhamı bir türlü bulamamış genç yazar, sokaklarda dolaşıp insanların peşinde dolanmakta, kendine esin kaynağı aramaktadır.

Bill takma adıyla dolaşan genç yazar, bir gün siyah takım elbiseli, şık giyimli bir adamın peşine takılır. Takıntı haline getirdiği Cobb ismindeki gençle sonunda tanışan Bill, Cobb’un profesyonel bir hırsız olduğunu öğrenir. Cobb’un yaşam tarzından çok etkilenen Bill, sarışın çekici bir kadınla da tanışınca yavaş yavaş ait olmadığı suç dünyasının içine çekilecektir.

Christopher Nolan’ın “femme fatale” temasından karanlık, daraltıcı mekan atmosferine kadar birçok klasik film-noir öğesi barındıran filmi Takip’te, yönetmen bu klasik temaları alıp daha ilk filminden oluşturduğu kendine has sinemacılığıyla birleştirip başarılı bir kolaj yapıyor. İlk yapıtı Following, gerek senaryosu, kurgusu, gerekse görüntülerinin kalitesiyle ileride ne kadar başarılı bir sinemacı olacağının ve kaliteli işlere imza atacağının sinyallerini vermiş. Nolan’ın filmi yok denecek kadar az bir bütçeyle, ailesini ve arkadaşlarını oynatarak çektiğini belirteyim.

Akıl Defteri (Memento, 2001)

Leonard Shelby (Guy Pearce) ucuz otel odalarında konaklayan, sadece nakit para kullanan ama şık giysiler giyen ve bir Jaguar kullanan, işadamı görüntüsünde biridir. Fakat aslında hayatını karısına tecavüz edip öldüren kişiyi bulmaya adamıştır. Leonard’ın bu yolda ciddi bir engeli vardır, çok ender rastlanan ve tedavi edilemeyen bir tür hafıza kaybı. Her ne kadar hayatının “kaza”‘dan önceki dönemlerini hatırlayabiliyorsa da bazen 15 dakika öncesinde nereye gittiğini ve nerede olduğunu unutabilmektedir.

Insomnia (2002)

Los Angeles polisinden dedektifler Will Dormer ve Hap Eckhart, küçük bir Alaska kasabasına 17 yaşında bir kızın öldürülmesini araştırmaya giderler. Araştırmaları sonucunda Walter Finch adında bir yazardan şüphelenir ve peşine düşerler. Sisler içinde yaşanan bir çatışmada Hap öldürülür, Finch kaçar.

Başarısızlığa uğramanın ve ortağının ölümünün öfkesiyle Dormer, Finch’in peşine düşer. Bu kez yanında yerel bir polis memuru olan Ellie Burr vardır. ikili, Finch’in zekice ördüğü entrikalar ağı içerisinde intikam ve adalet için çabalar.

Al Pacino, Robin Williams ve Hillary Swank kadroda…

Batman Başlıyor (2005)

Gotham’ın koruyucusu Batman, modern zamanlarda beşinci kez sinemaya dönüyor. Christopher Nolan’ın yazıp yönettiği bu filmde daha önce anlatılmış olan öykülerden farklı olarak bu kez yarasa adamın kariyerine ilk başladığı yıllar konu alınıyor. Bir gece, şehrin sokaklarında, ailesinin trajik bir şekilde öldürülmesine tanık olan genç Bruce Wayne, intikam yemini eder. Dünyayı dolaşarak suçla savaşmanın yöntemlerini öğrenir ve Gotham şehrine geri döner. Yüksek teknolojiyi de yanına alarak suça karşı savaşını başlatır. İlk hedefi, şehirdeki kokuşmuş düzenin kendisi olacaktır. Büyük ölçüde, Frank Miller’ın yıllar önce yazdığı Batman: Year One isimli kült çizgi romandan esinlenerek yaratılan serüvende, kara şövalyeyi bu kez Christian Bale canlandırıyor.

Prestij (2006)

Rupert Angier ve Alfred Borden, genç yaşlarda karşılaştıkları ilk andan itibaren dostça bir rekabetin içinde yer alan iki sihirbazdır. Zaman içinde gelişen yetenekleri ile birlikte aralarındaki rekabet de büyür. Biri alışılmadık ve ilginç olan bir gösteri yaptıktan sonra diğerinin bu ilizyondaki sırları keşfetmek için giriştiği çaba şeklinde yıllarca devam eden bu rekabet, bir noktadan sonra hiç beklenmedik yerlere varacak ve çevrelerindeki herkes dahil kendilerini de büyük bir tehlikenin içine atacaktır. Genç yaşına rağmen Akıl Defteri ve Insomnia gibi etkileyici filmler ile beğeni toplayan yönetmen Christopher Nolan, Christian Bale, Hugh Jackman, Scarlett Johansson ve Michael Caine gibi ağır toplardan oluşan bir kadro ile sihir dünyasına el atıyor.

The Dark Knight (Kara Şövalye, 2008)

Batman Başlıyor ile Batman serisine yeni bir soluk getiren ve son iki filmle yakalanan ciddiyetsiz havayı değiştirip farklı bir kahraman filmine imza atan Christopher Nolan devam filmi Kara Şövalye’nin de yönetmen koltuğunda. Batman, Teğmen Gordon ve Savcı Harvey Dent işbirliği sayesinde Gotham sokakları suç örgütlerinden yavaş yavaş temizlenmeye başlamıştır. Bu başarılı ortaklığın meyve vermeye başladığı sıralarda ortaya çıkan yeni suç dehası Joker’in dehşet saçmaya başlamasıyla Gotham, karmaşanın hakim olduğu eski günlerine dönme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Tekrardan şehri Joker’in yarattığı suç ve dehşet ortamından arındırmak zorunda kalan Batman, varlığının suçluların azalmasına yardımcı mı olduğu, yoksa var olduğu için mi yeni suçluların ortaya çıktığı konusunda kendisini sorgulamaya başlayacaktır. Christian Bale’in tekrardan Batman/Bruce Wayne olarak kamera karşısına geçtiği filmde efsanevi Joker rolü Jack Nicholson’dan Ocak ayında hayatını kaybeden Heath Ledger’a devredildi.

Inception (Başlangıç, 2010)

Dom Cobb (Leonardo DiCaprio) çok yetenekli bir hırsızdır. Uzmanlık alanı, zihnin en savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkarmak ve onları çalmaktır. Cobb’un bu ender mahareti, onu kurumsal casusluğun tehlikeli yeni dünyasında aranan bir oyuncu yapmıştır. Ancak, aynı zamanda bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmış ve sevdiği herşeye malolmuştur. Cobb’a içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayacak bir fırsat sunulur. Ona hayatını geri verebilecek son bir iş; tabi eğer imkansız “başlangıç”ı tamamlayabilirse. Mükemmel soygun yerine, Cobb ve takımındaki profesyoneller bu sefer tam tersini yapmak zorundadır; görevleri bir fikri çalmak değil onu yerleştirmektir. Eğer başarırlarsa, mükemmel suç bu olacaktır. Ama ne dikkatle yapılan planlamalar, ne de uzmanlıkları, onları, her hareketlerini önceden tahmin ettiği anlaşılan tehlikeli düşmanlarına karşı hazırlıklı kılabilir. Bu, gelişini sadece Cobb’un görebildiği bir düşmandır.

The Dark Knight Rises (Kara Şövalye Yükseliyor, 2012)

Sekiz yıl sonra… Terörist lider Bane, Gotham şehrinin güvenliğini tehlikeye atarken, Batman efsanesini yok etmek için Kedikadın Selina Kyle’dan da yardım almıştır.

Christopher Nolan yorumlu Batman efsanesinin sonu gelirken, başrol Bruce Wayne/Batman olarak yine Christian Bale’i, ezeli düşman Bane olarak Tom Hardy’yi, Selina Kyle rolünde Anne Hathaway’i ve John Blake olarak da Joseph Gordon-Levitt’i seyrediyoruz. Marion Cotillard, Morgan Freeman, Gary Oldman gibi isimler de kadronun ağır topları arasında…

Reklamlar