Etiketler

,

İlk önce şu kimlikler konusuna ve Türk kavramına değinmek istiyorum. Bu basit konuda bu kadar tartışma niye yapılır, anlaşılmayacak ne var hayret doğrusu! Türk, üst kimliktir. Kürt,Alevi,Çerkez,daha onlarcası bunlar alt kimliktir. Amerika bildiğiniz gibi Hollandalılar, İngilizler, vs toplumlardan oluşmuştur. Bunlarla konuştuğunuz zaman ben “Hollandalıyım” demezler, “Amerikalıyım” derler. Belçika’da Flamanlar ve Valonlar vardır. Ne zamanki son yıllarda alt kimlik olan Flamanlık ve Valonluk iyice öne çıktı ve kavga konusu oldu, seçimlerde sonuç çıkmaz, hükümetler kurulamaz oldu, demek ki neymiş “Belçika” ve “Belçikalı” kavramlarından uzaklaştığın ölçüde devletin temelleri ayrışmaya başlıyor. Ama bu da demek değil ki, alt kimliklere haklarını, özgürlüklerini vermeyelim. Karşılık beklenmeden, özgürlük herkesin en temel hakkı olduğu için, kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapmadan, toplumla uzlaşarak, toplumun hassasiyetlerini gözeterek, tüm toplumu kucaklayacak şekilde olmalı. Bir şeyi de belirtmek lazım, bu toplumda hep Kürtler’ün baskı gördüğü konuşulmasına rağmen Aleviler de en az onlar kadar mezhepsel baskılar altında zülüm görmüştür. Neyse konu çok derin, ama temel ilke şu olmalı bence, herkes kendini “Türk” ve “Türk milleti” diye tanımlamalı ama özgürlük alanında toplumun tüm katmanları hizmetlerde ulaşmada eşit ve ayrıcalıksız olmalı.

Bunları dedikten sonra AKP’nin niye artık demokrasi paketi açıklayamayacağını yazayım. “Yetmez ama evet” referandumunda olduğu gibi AKP’nin kesinlikle yapmaya çalışacağı şey, ortaya karışık birkaç değişik kesime hoş görünecek maddelerle beraber esas golü atacak maddeleri geçirmek olacaktır. Tarih, unutmamak içindir. Hatırlayalım, “yetmez ama evet” referandumunda (Sezen Aksu da ne yazık ki evetçiydi:(( esas niyeti yargıyı ele geçirmek olan düzenlemeleri 12 Eylül yargılama maddesi ve onun yanında kamu omdusmanlığı, vs gibi saymaya gerek görmediğim çeşni maddelerle halka hoş göstermişti. Yıllar geçti, geldik bugüne. Ne Kenan Evren yargılandı, ne de 12 Eylül. Hepsinin o gün için referandumun geçmesi için taktik olduğu görüldü.

Esas önemli ve belirleyici olan şey ise BPD’nin gerçekleri görmüş olması. Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar, AKP’nin topluma hala bir cümlesini açıklayamadığı ama Abdullah Öcalan’ın hepsini bildiği ve evrilterek ilerlettiği görüşmeler sonucunda geldiğimiz yer ortada. BDP’le CHP’nin ortak noktalarının gözükenden çok daha fazla olduğu kesin. Gezi olayları da gösterdi ki özgürlükler konusunda Kürtler, Cumhuriyetçiler, Liberaller, bir kısım Ülkücüler (MHP nedense partı olarak mesafeli durdu), Özgürlükçüler ve Aleviler birlikte ve omuz omuzalar. Araya sızan, fırsattan yararlanmaya çalışan aşırı uçları saymıyorum. Yerel seçimde özellikle Güneydoğu’da bazı bölgelerde ortaklıklar yapmaları bile sözkonusu olabilir.

AKP ise niye bütün bunların dışında ve artık oyun dışı, maddeleriyle sayalım:

1. AKP iktidar olduğu 2002’den beri toplumu kucaklamıyor, toplumu geriyor. Sadece başörtülüler dediği kesimin sorunlarıyla meşgul. Öbür kesimler için yaptığı herşey göstermelik. Başörtülüler başımızın tacı, ama bu ülkenin harcını çeşitli kökenlerden 75 milyon insan oluşturuyor ve ayrıştırıcı politika hiçbir sonuç getirmedi bugüne kadar.

2. BDP ve Abdullah Öcalan ile yapılan pazarlıklar, seçimlere kadar zaman kazanma yoluyla ötelenecek olmaktan çıktı. AKP artık son vagon.

3. Gezi Parkı ve diğer olaylarda ölenler için bir rahmet okumayan Sayın Başbakan, kimsenin yerini bilmediği Myanmar, darbe olduğu için Mısır, savaş gerektiği için Suriye için dualarını esirgemedi. Bu tarafgirliği tabiki zeki halkımız farkediyor.

4. Son dönemlerde dikkatli gözlerden kaçmamıştır, hiçbir uluslararası lider Başbakan’la görüşmüyor. Dış politika tam bir hezimet. Bu durumda ne yapacan, Gazze’ye gidemediğine, CHP gittiğine göre, içerde hamasete yüklenecen, enteresan bombalar patlatacan…

5. Birinci maddede de dediğim gibi politika sadece bir kesime yönelik ve iktidar baskısını arttırmaya dönük. Paketten Alevilere, Kürtlere, diğer herkese birkaç gülücük dağıtıp sonra Hazine Yardımını tırpanlamak, Dar Bölge Seçim Sistemine Geçip Seçimi Garantilemeye Çalışmak ve daha kimbilir üzerine çalışılan daha ne enteresanlıklar bu sefer olmayacak!!

Daha çok söylenecek şey var ama ben kısaca diyorum ki AKP bu kafayla sen bu paketi açamazsın:) Seçim sonrasına mı bıraksan ne yapsan:)

 

Reklamlar