Etiketler

, , , , , ,

ceset afiş 2012

İspanya’nın özellikle gerilim dalında son yıllarda atağa kalktığı şu dönemlerde o kadar şahane filmlerle karşılaşıyorum ki, izledikçe doyamıyor, bitirdikçe tekrar izleyesim geliyor. “Side Effects‘i izleyin ulen” dedikten sonra twitter’dan gelen “abi sen asıl el cuerpo’yu izle, çok daha iyi” yorumuna dayanamadım ve son dönemde izlediğim en sağlam ters köşeli filmle tanışmış oldum.

Yine bir İspanyol gerilimi olan ve yine izledikten sonra beğendiğimiz Julia’s Eyes’ı yazanlardan Oriol Paulo bu sefer hem senaryoyu yazmış (Lara Sendim ile birlikte) hem de ilk sinema filmini yönetmiş. Hem de ne ilk film!

Kendisinden hem yaşça hem de statü gereği bir hayli büyük karısını ortadan kaldırıp sevgilisiyle kendine bambaşka bir hayat kurmayı planlayan ve bu planı da tıkırında yürüttüğünü sanan Alex, karısının öldüğü gün gelen bir telefonla kendinden geçer; ceset ortadan kaybolmuştur. Durumdan işkillense de sıradan bir karışıklık olduğunu düşünerek morgun yolunu tutar ama karısının cesedi ciddi ciddi ortada yoktur.

Hikayenin ilk 10 dakikalık kısmı böyle, kalan 98 dakikalık kısmı ise muhtemelen şimdiye kadar izleyeceğiniz en sürprizli senaryolardan birine ev sahipliği yapıyor. İlk sinema filmini Julia’s Eyes’da yazan Paulo, El Cuerpo’ya da tutmuş getirmiş oradaki Julia’yı. Belén Rueda‘yla beraber Hugo Silva, José Coronado ve Aura Garridoda oyunculuklarıyla pek bir artı katmasalar da film boyunca izlediğimiz diğer isimler. Imdb’de 6.7 gibi bir puana sahip filmimiz, ki bir gerilim filmi için cidden sıradan bir puan bu. İnsan da haliyle başlamadan önce tereddüt ediyor, ancak filmi bitirdiğinizde ne kadar düşük olduğunu farkediyorsunuz puanın.

ceset-body-el-cuerpoEl Cuerpo’nun en can alıcı noktası senaryosu. Oyunculuklar ve diğer detaylar pek parlak gibi durmasa da, senaryo bütün olayı alıp götürmüş. Gerilimin dozu da belki çok iyi ayarlanmış değil ancak öyle bir senaryo yazmış ki Paulo, finalde neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Ürettiğiniz bütün teoriler de bir bir çöpe gidiyor. En azından benim öyle oldu.

Side Effects’in elbette kendine has güzellikleri vardı ama senaryosal manada ve ters köşesinin büyüklüğüyle de Ceset benim açımdan baya bir önde duruyor. İzleyip de bu kadar keyif alabileceğimi düşünmeyişim de etkili olmuş olabilir. Her ne olursa olsun, İspanyollar yine yapmış yapacaklarını ve muazzam bir senaryoyla seyirciyi ters köşeye yatırmışlar. İspanya’da Aralık 2012′de gösterime giren film bizim ülkemizde 19 Temmuz’dan beri vizyonda, yani daha çok yeni. Gerçi çok fazla şehirde gösterime girmemiş ama yakınlarda bir salonda denk gelirseniz sakın kaçırmayın. Hop oturup hop kalkacak, gelişen olayları yorumlamakta bir hayli zorlanacaksınız. 9/10

KAYNAK: http://cineshoot.net/siddetle-tavsiye-ceset-el-cuerpo-2012.html

Reklamlar