Etiketler

,

Dışarı çıkar mısın… Adam dışarı çıktı. Kapıyı da kapat lütfen… Adam kapıyı kapattı. Gider misin lütfen, durma orada… Adam cevap vermedi. Ayaklarını görüyorum kapının altından, git hadi, lütfen bekleme orada… Adam geri geri bir iki adım attı. Beklemeye başladı. Hiç kıpırdamadan. Dakikalar geçti, saatler, akşam oldu, sesler değişti, hava karardı, renkler değişti, hiç kıpırdamadan duruyordu olduğu yerde, gözünü bile kırpmadan. Kadınla birkaç yaz önce beraber gittikleri bir kursta öğrendikleri teknikleri uyguluyordu; Nefes, ben benim, nefes, ben benim, ben buradayım, ben şu an buradayım. Ben şu an bulunduğum noktadan ayrılmama kararımı bir kez daha hatırlıyorum, nefes, ben burada mutluyum, nefes, ben buraya aidim, nefes, ben benim, nefes, ben benim, nefes, ben be… Kapı açıldı. Manyak mısın ne bekliyorsun orada, durdun mu orada öyle bütün gün, git diyorum, git, ne duruyorsun hâlâ burada? Adam cevap vermedi. Kadın söylenerek içeri girdi ve hızla kapattı kapıyı. Sessizlik… Nefes, ben benim, nefes, ben benim, nefes, …tir, nefes, has…tir, nefes, hiç istediğim etkiyi yaratmadı, nefes, hiç havalı bir şey olmadı bütün gün burada beklemiş olmam, nefes, konsolos köpeği gibi dikiliyorum burada sabahtan beri, nefes, salak gibi dikiliyorum, nefes, hiç iyi olmadı, nefes, hiç işe yaramadı, nefes, hiç, nefes, nefes, nefes… Nefes nefeseydi adam, başı dönüyordu artık, açlık, susuzluk, ağrılar ve reddedilmek. Devrildi adam, olduğu yere yığıldı kaldı, gözleri kapandı. Zaman… Geçti… Heeiieeyy, aaııaç göuuzünüü, aııaçç… Duuuyuouyor musun beni, şşt, aç gözünü, duyuyor musun beni, uyan, kalk… Boğuk ve derinden gelen sesler berraklaştı adamın kulaklarında, gözleri kapalıydı hâlâ. Yanağında patlayan tokadı hissetti sonunda ve gözlerini açtı adam. Hâlâ yerdeydi, kadın başındaydı; Kalk hadi, al, su, iç git hemen, gecenin yarısı oldu yeter, yetsin artık lütfen, hadi gidip yatacağım bak ben, kalma burada yerde böyle, evine git hadi. Adam cevap vermedi. Kadın içeri girdi tekrar ve kapıyı yavaşça kapattı. Adam doğruldu, kadının yere bıraktığı bardağı aldı ve suyu içti. Ceplerine soktu elini arandı, birkaç gündür cebinde duran sonu kalmış bayat gofreti buldu, yedi hemen, midesi bulandı, ayağa kalktı, başı döndü, kustu, koridorun sonundaki kalorifer peteklerinin aralarını seçti kusmak için, en münasip yer orası gibi geldi adama, en görünmeyen nokta. Kapının önüne döndü, sırtını duvara dayadı, yere çöktü ve uyuyakaldı. Sabahın erken saatlerinde, aşağı katlardan gelen bir köpek sesiyle uyandı adam, çişe çıkarılan bir köpeğin havlamaları, heyecanla merdivenlerden inen köpeğin tırnaklarıyla mermer merdivenlerde çıkardığı sesler, dinledi adam, sesler uzaklaştı ve kayboldu. Apartman kapısının yayının çıkardığı sesi ve kapanan kapının gümbürtüsünü duydu son olarak, kapattı gözlerini ve bir süre sonra yüzünü ekşiterek açtı tekrar, korkunç bir koku yayılıyordu koridora, başta anlam veremedi, doğruldu, sağına soluna baktı ve fark etti. Adamın kustukları. Sabaha karşı çalışan kaloriferler ısınmıştı ve kusmuk, menemen gibi pişmekteydi peteklerin üstünde. Bir süre huzursuz adımlarla volta attı koridorda, kadının kapısına yaklaştı, kulağını dayadı ve dinledi, hiç ses yok. Uyuyor daha diye düşündü ama kalkacak, çok yakında, işe gidecek, koku gittikçe ağırlaşıyordu kapının önünde. İşte tam o anda, birden, içinde bir kurtarma gemisinin battığını hissetti adam, açık denizde. Batan geminin çıkardığı sesleri, basıncın etkisiyle kırılan gövdenin çıkardığı korkunç çatırtıyı duydu ve gitme vakti olduğunu düşündü… Çişe çıkarılan bir köpek gibi, mermer merdivenleri tırnaklarıyla çize çize gitmeliydi, kadın uyanmadan. Gözünden akan yaşı sildi ve içinden çıkanların kokusunu, kadının kapısının önüne bırakarak gitti adam.

Bir saat kadar sonra kadın kapıyı açtı, ne koku vardı, ne adam. Gözünden akan yaşı sildi kadın ve başladı; Nefes, dönecek, nefes, dönecek, nefes, dönecek, nefes…

 

http://www.radikal.com.tr/radikal.aspx?atype=radikalyazar&articleid=1121422&yazar=berkun-oya&categoryid=41

Reklamlar