Etiketler

, ,

Biri olmak ister. Herkes. Biri. Doktor Nihat, Avukat Esin, Yüksek Mimar Korhan Bey, Alçak Gönüllü Bihter, Son Osmanlı, Yeni Lefter, Falan Grubun Basçısı, Filan Otelin Aşçısı, Başbakanın Sağ Kolu, Beşiktaş’ın Sol Beki, Ünlü, Komünist, Zengin, Aktivist, Şakirt, Oshocu, Ülkücü, Hipster, Popstar, hayalde hep biri olmak var. Asar keser yıkar döker kasar kasar ve yüzde 90-95 oranlarında ..çar batırır insanlar biri olma yolunda. Eğitim falan da şart değil biri olmak için. Tesadüfen biri olup, birinden biri olan var, kraldan kralcı olmak gibi. Ünlü yakını mesela, fantastik karakterdir, biridir artık iyi kötü, piyango vurmuş insandır. Daha neler neler, birinin eski sevgilisi olmakla biri olup hava atan var, alt katında falan kişi oturduğu için biri olan var, filan şarkıcıyla aynı vapura bindiği için göğsü kabaran, günü kurtaran var. Olduğu yetmez insana, hep fazlasına özenir, ego doymaz, obezdir. Varlığına bir hava, ekstra bir mana katacaksa hastalıklara bile özenir insanlar, siyatiğiyle caka satan adam gördüm, sekerken devleşiyordu. Vasat bir sanatçı mesela, bipolar olmak için neler vermez, değilse de öyle takılır…

Şimdi, aklımın erdiğince, dilimin döndüğünce, bir hikâye anlatacağım;

Bir adam var ve ıssız bir yol, ne başı belli, ne sonu ve adam dikiliyor yolun ortasında, bir sağına bakıyor, bir soluna ve yürümeye başlıyor ağır adımlarla, toprağın kokusu burnunda, rüzgârın sesi kulaklarında, adam her titreşimin farkında, ayağını yere her bastığında kenetlenmiş bir çift eli, ayağını her kaldırdığında ayrılığı ve kopuşu hissediyor adam. Bir süre yürüyor, yorgun düşüyor ve yolun kenarında duruyor biraz soluklanmak için. Gözü çalıların arasına takılıyor, yaklaşıyor, uzanıp aralıyor çalıları ve bağlamayı görüyor. Tek teli kopmuş, eski bir bağlama. Kaldırıp başını etrafına bakıyor adam, kimse yok, bir kuş havalanıyor uzaklardan ve batıya doğru uçuyor, adam takip ediyor gözleriyle, kuş gözden kayboluyor. Adam bağlamayı alıyor çalıların arasından, hayatında ilk defa dokunuyor bir bağlamaya, herhangi bir enstrümanı ellerinde ilk tutuşu adamın, yolun kenarına dönüyor ve kurumuş bir ağaç kütüğünün üstüne oturuyor, kucağında bağlama. İlk sesleri çıkarıyor bağlamadan, bir kertenkele hızla geçip gidiyor önünden, adamın yolu uzun, güneş tepede, biraz durup dinlenmekte mahsur görmüyor adam ve devam ediyor bağlamadan sesler çıkarmaya, yavaş yavaş keşfediyor telleri, aralıkları, sesleri ve sessizlikleri. Hoşuna gidiyor, iyi vakit geçiriyor, başka bir beklentisi yok, biraz dinlenmek ve iyi vakit geçirmek. Tellere vurdukça hissediyor artık kenetlenmiş elleri, yere basan ayaklar gibi, telin titreşimi her durduğunda, ayrılığı ve kopuşu hissediyor adam, yerden kalkan ayaklar gibi. Sanki her sustuğunda, kucağından havalanıp çalıların arasına dönüyor bağlama. Böyle hissetmek iyi geliyor adama, hem kucağında, hem yok bağlama… Dakikalar, saatler, yıllar geçtikçe, zaman duruyor sonunda ve zamanın durduğunu her hissettiğinde adam, bağlamayı çalıların arasında ilk gördüğü ana dönüyor zihninde. Böyle hissetmek iyi geliyor adama. Hem yıllardır çalıyor bağlamayı, hem de hiç dokunmadı daha… Kendinden geçiyor adam ve geçtikçe dönüyor kendine, sevdiği bütün şarkıları çalabiliyor artık ve sonunda kendi şarkısını besteliyor.

Eksileri ve artılarıyla, tabiatta ilk kez duyulan bu şarkı, adamın şarkısıdır… İşte tam o anda bir alkış kopuyor ve kaldırıyor adam başını, yüzlerce insan, etrafında toplanmışlar, kiminin yüzünde tatlı bir tebessüm, kiminde gururlu gözyaşları, sevdikleri, dostları, tanıdıkları, tanımadıkları. Ayağa kalkıyor adam, şaşkın, çekingen ama keyifli… Hâlâ tepede güneş ve yolu çok uzun hâlâ, bağlama bir kucağında, bir çalıların arasında, bir kucağında, bir çalıların arasında…

Hepimizin önünde ıssız ve uzun bir yol, ne başı belli, ne sonu ve çalıların arasında her zaman bir bağlama. Mesele, ayağını yere her bastığında, kenetlenmiş eller gibi yapışmak tabiata ve kopuşlardan korkmamak, ayağını her kaldırdığında… Bize düşen bunu hatırlamak, hiç değilse geceleri, tam da uykuya dalmadan ve zor da olsa mümkünse, biri olma peşinde koşmadan.

İyi bir hafta sonu diliyorum herkese ve eksileriyle, artılarıyla, sizin olan şarkılar…

 

http://www.radikal.com.tr/radikal.aspx?atype=radikalyazar&articleid=1123403&yazar=berkun-oya&categoryid=41

Reklamlar