Etiketler

, ,

Sanıyorum, medeniyetin en kıyak servislerinden biri, tarafsızlık hakkı. Özgürce ve huzur içinde, gerine gerine tarafsızlığınızı ilan edebilmek. Yanlış anlaşılmasın, fikirsiz olmaktan, vurdumduymazlıktan, taraf tutmaya korkmaktan, çekinmekten, düşünmeye üşenmekten bahsetmiyorum. Ortada iki taraf varsa, her iki tarafa da aynı mesafede durabilmekten bahsediyorum. Aklınızın yettiğince, bilginiz ve görgünüz ölçüsünde, samimiyetle kafa patlattıktan sonra, Mavi Marmara meselesinde mesela, İsrail’in kabahatinin hükümetinkinden daha çok ya da daha az olmadığını düşünmek. Aynı deste içindeki iki 50 liralık banknot kadar eş ve eşit. Mesela diyorum. Sadece mesela. Ergenekoncularla Ergenekinciler arasındaki çift yumurta ikizliğini görmek mesela. Hepimiz yeni gelinler gibiyiz, henüz Vatandaş Kimdir sorusuna bile hakkıyla cevap bulamamış bu ergen ülkede. Yüzyıllardır reşit topraklara kurulmuş bir ergen ülkede yaşıyoruz, 18’ine basmamış sivilceli bir oğlan gibi, aklımız hep havada, elimiz hep orada. Ergene konanlar hapiste şimdi, Ergene kindarlar hükümet, Ergene kuntikler muhalefet. Bir gün bu ayarlar da değişecek elbet, elden ele gezecek, çürük yumurtalarla dolu, eşit boyda üç sepet.

Medeniyetin, varlığıyla olgunlaştırdığı toplumların bireylerine verdiği en güzel hediye, sepetlere eşit mesafede durabilmek ve bu yüzden hor görülmemek, şahsiyetsizlikle, vicdani sorumsuzlukla suçlanmamak. En özgün fikirler, en faydalı buluşlar, en sanatsal kopuşlar, hep en tarafsız kafalardan çıkmış, tarih boyunca. Özgürce tarafsız olabilmek ve kalabalıklar tarafların bayraklarını sallarken, soğuk ama seçilmiş bir yalnızlık içinde, tekil bir aklın önderliğinde var olabilmek. Kendi aklından sorumlu, kendi fikrine vicdanlı, kimseleri de yok saymadan, her tekil akla sevdalı. Soğuktur bu türden bir yalnızlık ama soğukta daha dinç olur insan. Üşüyünce üzerinize bir bayrak örtüvermek kolaydır, taraf seçmek sıcaktır, mayışıverir insan.

Sosyal mesafe, medeniyet ölçüsüdür. Gelişmiş ülkelerin köklü ve büyük şehirlerinde dev meydanlar boşuna yok. Tevazu ve bilgelik, kavrayış ve anlayış, olaylara ve birbirimize medeni mesafelerde durdukça mümkün. Aşırı uzaklık ve aşırı yakınlık, körleştirir insanları, olaylar ve durumlar bulanık algılanır, hayal gücü kısıtlanır, medeniyetin başdüşmanı, hayal gücünden yoksun insanlardır. Din, ırk, sınıf, statü. Yalnızlık korkusuyla yaratılmış sosyal aidiyetler, kaybetme korkusuyla sürdürülen mutsuz ilişkiler gibidir, kolunuz belinde, gözünüz dışarıda, günü kurtararak geçer ömür, zoraki sevgiliyle. Taraf tutmak uzaklaştırır bizi birbirimizden ya da manyakça yakınlaştırır. Yalnızlıktan korkmayan akıllı kalpler diliyorum hepimize, iyi hafta sonları ve olaylara, birbirimize sağlıklı mesafeler…

 

http://www.radikal.com.tr/radikal.aspx?atype=radikalyazar&articleid=1129191&yazar=berkun-oya&categoryid=41

Reklamlar