Etiketler

, , ,

Özel alışveriş ve fırsat sitelerinin yaygınlaşması ile birlikte, kullanıcıların hayatına, mail, kredi kartı, banka internet şubesi gibi zaten akılda tutulması gereken bir sürü şifre varken bir de alışveriş sitesi şifreleri girdi. Şifreleri akılda tutmak yanında, insanlar alışveriş yapmak için girdikleri her sitede form doldurmaktan ve aktivasyon mailleri ile uğraşmaktan sıkıldılar.

2011 sonunda sosyal medyada aktif katılımcılarla yapılan anket sonuçlarına göre tüketicilerin;

  • %86‘sı alışveriş sitesinde üyelik zorunluluğu istemiyor
  • %14‘ü kayıt işlemini tamamlıyor ve alışverişe devam ediyor
  • %54’ü siteden uzaklaşmayı düşünüyor
  • %26‘sı alternatif bir siteye geçiyor ve kontrol ediyor
  • %6‘sı siteden uzaklaşıyor
  • %88’i doğru olmayan kullanıcı bilgileri veriyor
  • %77’si sosyal network hesabı ile giriş (social login) yapabilme seçeneği istiyor. 2010 yılında bu oran %66 idi.
  • %78‘i social login ile birlikte, alışveriş sitesindeyken ürün ya da servis ile ilgili yorumlarını sosyal medya kullanarak arkadaşları ile paylaşabilmeyi istiyor.

Son kullanıcı tarafında durum böyleyken 2011 yılı verilerine göre e-ticaret firmaları da, kullanıcı eğilimlerine göre iyileştirmelerini yapmaya başlamış gibi görünüyorlar.

Mystery Shopping anketine göre, 100 çok önemli online alışveriş sitesinin sadece %11′i alışveriş yapmak için kayıt zorunluluğu koyuyor. 2010′da bu oran %20 civarındaydı. Ayrıca yine 100 büyük alışveriş sitesinin %3‘ü social login plugin’lerini kullanıcı login servislerine adapte etmiş.

Üye olma zorunluluğu olmadan online alışverişe izin verip vermeme konusu hala tartışılır durumda. Üye zorunluluğu aramayan e-ticaret sitelerine baktığımızda, sundukları opsiyonu, bir kolaylık olarak göstermeye çalıştıklarını görüyoruz. Bunun yanında, CRM için data toplama avantajını da düşünerek, üyelik işlemlerini tamamladıkları taktirde, müşteriye, ekstra puan biriktirme, kargo bedava seçeneği gibi cazip imkanlar sunan siteler mevcut.

Üyelik istemeyen siteler, satın alma adımına “Hemen al”, “Üye olmadan alışverişe devam et” gibi butonlar koyarak süreci hızlandırmayı hedefliyorlar.

Kullanıcının dikkat etmesi gereken bazı unsurlar da var. Üyelik sistemini benimsemiş sitelerde sipariş takibi kolaydır. Fakat üye olunmadan alışveriş yapılmışsa, bu takip ancak site, e-mail veya SMS ile geri bildirim yaparsa mümkün olur. Örneğin online bilet alırken; üye olmadan bilet alınırsa; eğer site e-mail veya SMS göndermemişse ve müşteri de PNR numarasını kaydetmemişse, rezervasyon durumunu online takip edemez.

Bazı özel alışveriş sitelerinde üyelik bilgisi, satın alma adımında, bazılarında bir alışveriş sepeti oluşturulmaya başlandığında, bazılarında ise daha en başta sitede dolaşmaya başlanmadan isteniyor. Yine araştırmalar gösteriyor ki, en başta üyelik istemek, en fazla müşteri kaybına yol açıyor.

Online Alışverişte Tüketicilerin %40′ı “Social Login”i Tercih Ediyor

Özellikle 2011 başından itibaren sosyal network sitelerinin kullanıcı sayılarındaki artış ve bu kullanıcıların çok fazla aktif olmaları, online alışverişte sosyal medya hesabı ile giriş opsiyonunu düşündürmeye yol açtı. “Social login”, sadece üyelik işlemini kolaylaştırması ile değil, siteye kullanıcı hakkında daha fazla fikir vermesi ile de tartışılır durumda. Sosyal medya hesaplarında verilen detaylar, onlineda başka hiçbir yerde bulunmuyor. Bu dataya ulaşmak da, e-ticaret sitesi için bulunmaz bir CRM olanağı sunmuş oluyor.

Social login ayrıca plug-in’ler sayesinde, satın alana ürünü paylaşma, beğenme, sosyal hesaplarındaki arkadaşlarına duyurma olanağı da sunabiliyor. Bunun dışında ürünle ilgili yorumları ve analizleri incelemek de satın alma sürecinde önemli bir adım.

Sadece e-ticaret sitelerinin değil, son kullanıcıya hitap eden tüm girişimlerin, hedef odaklı faaliyet yapabilmeleri, amaca ulaşabilmeleri için en mühim adım. Bunun için işe başlarken, üye kayıtla ilgili karar vermek gerekiyor. Social login de göz önünde bulundurulmayı hak edecek ölçüde gelişim göstermekte. Ne zaman satın alma sürecinin bir parçası haline geleceğini ilerleyen zamanlarda hep birlikte göreceğiz.

Aşağıdaki infografik tabloda social login ile ilgili diğer bazı verileri görebilirsiniz. Tabloya göre:

  • Yetişkin internet kullanıcılarının %65′inin en az bir sosyal ağda hesabı var. (2005-2012 yılları arasında bu oran tam 8 kat arttı.)
  • Amerika’daki internet kullanıcılarının %80′i markalara Facebook hesaplarıyla bağlanıyor.
  • Facebook üzerinde bir markayı beğenen kullanıcıların %58′i bir indirim ya da promosyon bekliyor.
  • Ziyaretçilerin sepetlerine ekledikleri ürünleri iptal etmeleri yüzünden ortalama olarak satın almaların %75′i gerçekleşmiyor. Sebep, yapılması gereken kayıt işlemi.
  • Tüketicilerin %40′ı (her 5 kişiden 2′si) yeni bir hesap açmaktansa sosyal network hesaplardan oturum açmayı tercih ediyor.
  • Site içinde hesap açma oranı 2010’da %41’ken 2011 sonunda %28’e geriledi. Social login 2010’da 24% iken 2011’de %41’e yükseldi.
  • Tüketicilerin alışverişlerinde en çok kullandığı sosyal network siteleri: %60 Facebook, %12 Yahoo, %11 Twitter, %10 Google, %7 Linkedn.
  • Tüketicilerin %68′i ürün hakkındaki yorumları okumak için sosyal ağları tercih ediyor.
  • Tüketicilerin %50′si ya da daha fazlası sosyal ağı, hem negatif hem de pozitif geri bildirimler vermek için kullanıyor.
  • Tüketicilerin %59′ü kullanıcılar tarafından yapılmış yorumların o ürünü satın almada daha iyi bir etki yarattığını söylüyor.
  • Social login ve paylaşım seçeneği bulunmayan sitelerde, kullanıcı ortalama 5 dakika kalıyor ve 4 adet sayfa görüntülüyor.
  • Social login olan kullanıcılar ortalama 15 dk. 35 sn. yorum için, 11 dk. 35 sn. paylaşım için sitede kalıyorlar ve 11 adet sayfa görüntülüyorlar.

“Internet dünyası” hakkında okunası birçok gönderi burada!

KAYNAK: http://eticaretmag.com/e-ticaret-sitelerinde-social-login-devri/

Reklamlar