Etiketler

, , , , ,

eTicaret 1990′lı senelerin ortasında karşımıza 3 değişik format halinde çıktı. Birincisi Amazon tarzı (yani eTailer), ikincisi Pazaryerleri olarak (mesela eBay) ve üçüncü format ise Seri İlan siteleri olarak (mesela Craigslist). Uzun bir süre, 2000′li senelerinin ortasına kadar, yeni formatlar eklenmedi (veya başarılı olamadı). Ama son üç – dört senede eTicaret daha zengişleşmeye başladı, yeni formatlar eklendi ve başarılı olmaya başladılar. Hayatımıza giren yeni formatların en önemlileri:

IMPULSE BUYİNG SİTELERİ

(zaman baskısı altında fiat avantajı sunan siteler)
Vente Privee ile başlayan bu furya, bugün dünyanın heryerinde genel kabul görmüş bir eTicaret formatı. Hem moda hem de teknoloji alanlarında güzel örnekleri var. Vente Privee’nin yanısıra Gilt veWoot yurtdışında en tanınmış siteler. Türkiye’de ise Markafoni,LimangoTrendyolVipdükkan veya İndirdikSepeteindir bu formatın sadece bir kaç örneği. 
Bizim ülkede tabii ki iki düzine daha çıkıyor… 

***

USER GENERATED SİTELER

(içeriklerin kullanıcılar tarafından yaratılan siteler)
Cok güzel örneklerini biliyoruz: Cafepressherhalde bunun ilk meşhur örneği oldu.Threadless ve Spreadshirt tarzı siteler kullanıcıların yaratacılık gücünü çok başarılı bir şekilde ortaya koydu. Madebaşka güzel bir örnek – mobilya konusunda kullanıcıların fikrinden yola çıkıp, üretilecek klasikleri ortaya koyuyor. Bu ve benzerleri eTicaretin başka bir boyutunu ortaya koydular: İçeriğin kullanıcılar tarafından üretiliyor veya yönlendiriliyor olmasını.

***

ABONE MODELLERİ


Offline dünyanın ayrılmaz bir parçası olan abone modelleri son senelerde ciddi bir fark yaratmaya başladı. Herhalde şu an en meşhuru Kim Kardasian‘ın ortak olduğu Shoedazzle. Belirli bir aylık ücret karşılığında, her ay tasarım ayakkabılardan birini alıyorsunuz. Shoedazzle’ın yanısıra Trunkclub ve Birchbox meşhur diğer örnekler. Herbirinin tüm dünya’da değişik uygulamaları (kopyaları) mevcut (bu zaten genel kabul görmüş bir formatın yayılmasındaki en önemli nedenlerden biri). Benim bu alandaki favorim hala Blacksocks. Bu emektar İsviçre sitesi senelerdir abone modelini en başarılı uygulayanlardan. Kazara Kim Kardashian zamanında buraya ortak olsaydı ve kazara bu site bir Amerikan sitesi olsaydı, herkes bu siteyi konuşuyor olurdu :)

***

İLHAM VEREN SİTELER


İngilizce’de ilham veren sitelerin net bir tanımı yok (genelde window shopping sites veya inspirational sites diye anılıyorlar) ama bu grubun içinde çok hızlı yayılan bir grup site var: eTicaret’te ne kadar etkileri oldukları bugün için tartışılır ama ileride etkilerinin artacağı aşikar. Bu sitelerin başında Pinterest geliyor. Pinterest muhtemelen şu an dünya’da en hızlı büyüyen sitesi (Bu hafta Amerika Alexa istatistiklerinde 36. sırada, herhangi bir Türk sitesinden daha fazla trafiği var demek oluyor bu). Zamanında twitter ve facebook ne kadar hızlı büyüdülerse, benzeri bir hızda yol alıyor. Tarif etmesi çok kolay değil, bir pano tarzında bir site. Ama ilham konusunda görevini çok güzel yerine getiriyor. Pinterest’in yanısıra Svpply snip.it ve Polyvore var. Onları da gözardı etmemek lazım. Şayet instagr.amtarzı servisleri seviyorsanız, bunları da seveceğinize eminim. Benim gözümde bu ve benzeri siteler 21. yüzyılın (sanal) dergiciliğini belirleyecek siteler olacak. Bunun da eTicarete olan etkisini tahmin etmek de çok zor olmuyor o zaman.

***

OFFLİNE MARKALAR


Bu grup benim için hala en ilginç grup. Neden bir ZapposNike‘tan daha fazla Nike satıyor? Neden bir Net-a-Porter birçok markanın kendi sitesinde sattığından daha fazla ürün satıyor? Bence net bir açıklaması yok. Yine bence offline marka sahiplerinin internete bakış açısından kaynaklanıyor. İnternet sitelerini yeni bir dükkan açar gibi açıyorlar. Offline dünyanın kurallarının bir bölümü online dünya’da işlemiyor. Sanki işin özü burada yatıyor. Bu da değişiyor artık ama çok yavaş… Ralph Lauren bunun güzel bir örneği. Burada Ralph Lauren’de ki değişimi anlatan güzel bir yazı var. Amerika’da büyük markalar bakış açılarını değiştiriyorlar. Başarılı örneklerin çoğalmasıyla, bu değişimin ışık hızıyla dünyaya yayılacağı kuşkusuz.

Yukarıdaki yeni ve ana eTicaret formatları dışında daha en azından bir düzine değişik alt format mevcut. Bunların toplamı eTicareti ciddi bir şekilde değiştiriyor. Geleceğin eTicaret şirketlerinin yukarıdaki sunulan formatların hepsinden yararlanacağını düşünüyorum. Kullanıcılar zaten hepsinden faydalanıyorlar. Abone sisteminde çorap alan biri, aynı gün Gilt’ten bir takım elbise ısmarlayıp, ertesi günde ilham kazanmak için Pinterest’e girebiliyor. Yani sitenizde karşınıza çıkan kullanıcı doğal bir şekilde pazarın diğer oyuncuları tarafından eğitilmiş oluyor. Ona göre beklentileri yükseliyor.

Bunun önümüzdeki iki, üç senede tüm eTicaret oyuncularını etkileyeceğinden eminim. Tüm oyuncular (en eski formatlar dahil) bu değişime ayak uydurmak durumundalar, yoksa değişim rüzgarı kendini geliştirmeyeni alıp götürecek.

*** ***

eTİCARET SİTELERİNİN KULLANICI DENEYİMİNİN DEĞİŞİMİ

İkinci bir değişim ise kullanıcı deneyiminle alakalı. En basitine indirgeyerek anlatmak gerekirse, bir eTicaret sitesinin başarısının arkasında iki tane etken var. Birincisi trafik, ikincisi bu trafiğin satınalmaya dönüşmesi. Buna Conversion diyoruz. Bu iki faktöre hakim olan bir eTicaret şirketi, başarılıdır. Conversion’u etkileyen üç ana etken var. Bunlardan bir tanesi kullanıcı deneyimi (user experience). Bence aralarında hala en önemli olanı. Kullanıcı deneyimini etkileyen bir etken ise check-out (satınalma) süreci (satın alacağınız ürünü sepete koyduktan sonra satınalmaya kadar giden süreç).

1990lı senelerin ikinci yarısında Amazon ve eBay başta olmak üzere, değişik eTicaret modelleri ortaya çıktı. O zaman ana hedef internet üzerinden alışverişi mümkün olduğu kadar kolay tutmaktı. Teknolojik olanaklarda sınırlıydı. Ortaya çıkan resim, sitelerde gerçekleşen alışverişin adım adım yapılması oldu: Birinci adım, adres bilgilerinizi girmek, ikinci adım fatura adresini girmek veya onaylamak, üçüncü adım ödeme bilgilerini girmek, dördüncü adım satın aldığınız ürünlere / servislere bir daha göz atmak ve son adım hepsini onaylamak. İnsanları internete alıştırmak adına tüm siteler bu yoldan devam etti. Kullanıcılar, bugüne kadar, bu sistemleri kabul etti. Bu ama değişiyor: Özellikle one page check-out’a doğru gidiyoruz. Ülkemizde de one page check-out’un ilk örnekleri 2011′de ortaya çıktı (buna en çok sevinen ben oldum, bu arada). Aşağıdaki ekran görüntüsü bunun güzel bir örneğini gösteriyor:

eTicaret sitelerinin, 1990′ların ortasında hayata geçirilen “adım adım sisteminden” tek sayfada satın almayı bitiren süreçlere (one page check-out) geçeceklerinden kuşkum yok. Bariyerler sadece kafalarda (“öyle gördük, öyle devam eder” tarzında).

SONUÇ

Sonuç olarak, eTicaret gözde bir alan ve çok büyük bir hızla gelişmesini sürdürüyor. Kanımca şu an dünya yeni bir eTicaret değer yapısının içine girmiş bulunuyor. Bu değer yapısını etkileyen iki etkeni tarif etmeye çalıştım. Birincisi yeni formatların başarılı olmasından kaynaklanıyor. Bu oturmuş yapıların hepsini etkileyecek. İkincisi, kullanıcı deneyiminde büyük değişiklikler oluyor. Check-out süreci örneğinde bunu tarif etmeye çalıştım.

Biliyorsunuz, en iyi otel her zaman en son inşaat edilen veya renove edilen oteldir. eTicaret siteleri içinde aynısı geçerli: Kendini yenileyemeyen kurgular ve siteler uzun vadede yolda kalacak ve heyecan vermeyecek.

E-ticaret sektörünün durumuna ve geleceğine dair bilgi sahibi olmak için aşağıdaki yazılara göz atabilirsiniz:

https://lifeisalaughter.wordpress.com/2013/04/04/turkiye-ozel-alisveris-siteleri-ne-durumda/

https://lifeisalaughter.wordpress.com/2013/04/03/e-ticaretin-gelecegine-dair-ongoruler/

https://lifeisalaughter.wordpress.com/2013/04/03/tuketici-elektronigi-sektorunde-e-ticaret/

https://lifeisalaughter.wordpress.com/2013/04/03/the-state-and-future-of-turkish-e-commerce/

Internet dünyası hakkında daha fazlası için tıklayın!

KAYNAK: http://www.sinaafra.com/some-like-it-hot-eticaret-2012-ve-sonrasinda-bizi-nereye-goturecek

Reklamlar