Etiketler

,

Acele eden köpek, gözsüz enikler.
Acele ile menzil alınmaz.
Acı bir söz, çok zamanlar sıcak bir sevgiyle söylenir.
Acı söz insanı dininden, tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.
Acıkan doymam, susayan kanmam sanırmış.
Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur.
Acındırırsan arsız olur,acıktırırsan hırsız olur.
Aç katık istemez, uyku yastık istemez. Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur,çok değme arsız olur.
Aç köpek fırın deler.
Aç olana acı soğan baklava.
Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır.
Açık ağız aç kalmaz.
Adam eşeğinden, karı döşeğinden belli olur.
Adam öldüren uyumuş, kâr eden uyumamış.
Adamakla mal bitmez.
Adamın iyisi alışverişte belli olur.
Ağacın meyvesi olunca, başını aşağı eğer.
Ağaç yas iken eğilir.
Ağalık vermekle, efelik vurmakla olur.
Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.
Ağırı ne yel alır ne sel.
Ağız yemeyince yüz utanmaz.
Ağlayanın malı gülene hayır gelmez.
Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın.
Ah alan onmaz, ah yerde kalmaz.
Ah ile gelen vah ile gider.
Ak koyunun kara kuzusu da olur.
Ak köpeğe koyun diye sarılma.
Ak köpeğin pamuk pazarına zararı olur.
Akçası ucuz olanın kendi kıymetli olur
Akıl toprak değil ki herkes başına savura.
Akıl yiğide sermayedir.
Akıllı bildiğini söylemez, deli söylediğini bilmez.
Akıllı sayıntı sayasıya, deli oğlan everir.
Akıllı yaşamaz derler, sen bugün de akşamı ettin.
Akılsız köpeği yol kocatır.
Akil (akıllı) söylemez, nâdan (cahil) söyletmez.
Akşamdan kalan aş, ağız yakmaz.
Al malın iyisini çekme kaygısını.
Al yakışırken, el bakışırken.
Al zengin kızını döndürsün anası evine, al fakirin kızını döndürsün anası evine.
Alçak tavuk kendini ferik gösterir.
Alışmadık kıçta don durmaz.
Allah ilmi dileyene, malı dilediğine verir.
Allah imhâl eder (mühlet verir), ihmal etmez.
Almak kolay ödemek zordur.
Altın eşiğin, gümüş eşiğe ihtiyacı vardır.
Altın kılıç demir kapıyı açar.
Altın pas tutmaz, deli yas tutmaz.
Altın semer giydirseler, eşek yine eşektir.
Altının kıymeti azlığındandır.
Ana gezer, kız gezer, ala zağar ev düzer.
Analar besler hurmayla, eller döver yarmayla.
Anası ölen kadın;babası ölen, bey oldum sanır.
Anasına bak kızını al, kıyısına bak bezini al.
Arap eli öpmeyinen dudak kara olmaz.
Arı kadar (gibi) eri olanın, dağ kadar yeri olur.
Armudun sapı var, üzümün çöpü var.
Arpacıya borç eden, ahırını tez satar.
Arsıza yüz versen, astar da ister.
Aslan bile kendini sineklerden korumak zorundadır.
Aş buldun düş, iş buldun sıvış
At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
Ata vurma, arpaya vur.
Ateş düştüğü yeri yakar.
Ateş elini yakar, kadın ömrünü.
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
Ateş, ateşi söndürmez.
Atın ardında, kadının önünde gitme.
Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
Av kazana yakın gerek.
Avrat ev yapar, avret (ayıp) ev yıkar.
Ayağını yorganına göre uzat.
Ayıpsız yar arayan yârsız kalır.
Aynan yoksa komşuna bak.
Az düşünen, çok konuşur.
Az kazanan çok kazanır,çok kazanan hiç kazanır.
Az yiyen az uyur, çok yiyen güç uyur.
Az’ı kızana, çoğu kocana gösterme.
Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.
Bağa bak üzüm olsun, üzümü yemeğe yüzün olsun.
Bağa var izin olsun, yemeye yüzün olsun.
Bahar çiçeğiyle güzeldir.
Bakmakla usta olunsa köpekler usta olurdu.
Bal olan yerde sinek de olur.
Bal yiyen baldan bıkar.
Baskıdaki altından , askıdaki salkım yeğdir.
Baş ağrıyınca sivrisinek davul olur.
Başına gün doğsun.
Başucun pınar, ayakucun göl olsun.
Batıl itikat, zayıf kafaların dinidir.
Batman ile giren, direm ile çıkmaz.
Baykuş viraneyi gülistana değişmez.
Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.
Bekarlık sultanlıktır.
Berduşun şaşkını, gözlük takar kış günü.
Besle kargayı oysun gözünü.
Beş paralık fener, o kadar yanar.
Beylik tastan su içilmez.
Bilmediğin işe karışma, bilmediğin yola gitme!
Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.
Bin işçi, bin başçı.
Binilmeyecek eşeğe torba takılmaz.
Bir “Ye’rim.” diyenden kork, bir ‘Yemem.’ diyenden.
Bir ahmak olmayınca, bir akıllı geçinemez.
Bir bütün bir yarımdan iyidir.
Bir çamdan hem dama direk, hem ahıra kürek olur.
Bir darlığın bir bolluğu, bir bolluğun bir darlığı.
Bir edene, bir eden bulunur.
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Bir korkak bir orduyu bozar.
Bir ye de bin şükret!
Bir yoğurum hamurun varsa da erbabına yoğurt.
Birbirinle ye iç, alavere etme.
Birinin evi yanar, biri balta sapı üteler.
Bitli baklanın kör alıcısı olur
Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmek.
Borçlu güle güle gider, ağlayı ağlayı gelir.
Boş fıçı çok langırdar.
Boş gezen boklu örmeyi tez bulur.
Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez geden bilmez.
Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.
Buğday başak verince orak pahalanır.
Buzağılı inek kıymetli olur.
Bülbülün çektiği dili belâsıdır.
Büyük dağa kar yağmadıkça küçük dağa sıra gelmez.
Büyük lokma ye de büyük söz söyleme.

Cahil adam meyve vermeyen ağaca benzer.
Cahil ile konuşan cahil olur.
Cahilin dostluğundan alimin düşmanlığı yeğdir.
Cami dururken mescitte namaz kılınmaz.
Cami yıkılsa da mihrap yerindedir.
Can boğazdan gelir.
Can çıkar, huy çıkmaz.
Can evi, babam evi.
Canbaz ipte, balık dipte gerek.
Canı acıyan eşek, atı geçer.
Canı kaymak isteyen mandayı yanında taşır.
Cebinden korkan cibinliği beraber taşır.
Cemaat ne kadar çok olsa imam yine bildiğini okur.
Ceviz gölglesi yavuz gölgesi, söğüt gölgesi, yiğit gölgesi.
Cins horoz yumurtada öter.
Cümrü kadar yer yakar

Çabuk parlayan çabuk söner.
Çağırılan yere erinme; çağrılmayan yere görünme.
Çağrılmadığın yere taş olma.
Çakalsız köy olmaz.
Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez.
Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.
Çamın kökü, yalancının sözü bitmez.
Çarşambanın gelişinden perşembe bellidir.
Çekirgeyi suya göndermişler yine çekirge getirmiş.
Çık çık eden nalçadır, iş bitiren akçadır.
Çıkacak kan damarda durmaz.
Çıkmadık candan ümit kesilmez.
Çıra dibine ışık salmaz.
Çiftçi yağmur ister, yolcu kurak.
Çiftçinin ambarı sabanın ucundadır.
Çingene çalar, kürt oynar.
Çingene ele kızmış, kendi çocuğunun ağzını yırtmış.
Çirkin ile bal yeme, güzel ile taş taşı.
Çirkin kazı evin toplar, güzel karı düğün gezer.
Çivi çiviyi söker.
Çoban çorabını kendi örer.
Çobana verme kızı, ya koyun güttürür ya kuzu.
Çobansız sürü olmaz.
Çocuğuna iş buyuran ardınca kendi gider.
Çocuk ile yoğurt yiyen elbette ağzına yüzüne bulaştırır.
Çok bilen çok yanılır.
Çok çalışan çarık yırtar, iş odur Hakka vara.
Çok gezenin ayağına çöp batar.
Çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
Çokluğa darı saçılmaz.
Çöreğin büyüğü un çokluğunda olur.
Çürük baklanın kör alıcısı olur.
Çürük iple kuyuya inilmez.
Çürük merdivenle dama çıkılmaz.

Dağ başı dumansız olmaz.
Dağ başında harman savrulmaz.
Dağ ile yarışan duvarından çıkar.
Dağ tavşansız olmaz.
Dağına göre kar yağar.
Dalkıran baş keser.
Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.
Danışan dağı aşmış, danışmayan düz ovada yolu şaşırmış.
Davul dengi dengine çalar.
Davul tozu, minare gölgesi.
Davuldan gelen zurnaya gider.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Dayısı olan dayısına yanaşır.
Debbağ sevdiği deriyi yerden yere vurur.
Değirmen iki taştan, muhabbet iki baştan.
Değirmen taşsız öğütmez.
Değirmene varan un öğütür, evdeki nöbet savar.
Deli ağlamaz, akıllı gütmez.
Deli kız düğün etmiş, kendi baş sedire geçmiş.
Delik kapta su durmaz.
Deliye taş atma, kaldırır başını yarar.
Demir kızgın iken dövülür.
Demir nemden çürür, insan gamdan.
Denizdeki balık pazar olmaz.
Denize düşen yılana sarılır.
Derdi veren dermanını da verir.
Derdini saklayan dermanını bulamaz.
Dertsiz baş, yarasız ağaç olmaz.
Dervişe bir lokma, bir hırka gerek.
Dervişin fikri ne ise zikri odur.
Deve ahmak olduğundan kılavuzu eşektir.
Deve kadar büyümüşsün, kulağı kadar haysiyetin yok.
Deveye boynun eğri demişler, nerem doğru demiş.
Deveye diken gerek olunca boynun uzatır.
Devlet olmayınca başta, yastık neyler başta.
Devletliye dokun geç, fukaradan sakın geç.
Dil insanı yaya bırakır.
Dil yarası unutulmaz.
Dilencinin torbası olmaz.
Dilenen doymaz, dilenmeyen acıkmaz.
Dilin kemiği yok ama kemiği kırar.
Dipsiz kile boş ambar ha doldur hal doldur.
Diş eti karın doyurmaz.
Dişi ağrıyan dilini kesmeli, gözü ağrıyan elini.
Dişi kuşu yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
Doğmadık çocuğa kaftan biçilmez.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Dolu bardak su almaz.
Dolu küpün sesi çıkmaz.
Dost acı söyler.
Dost yüzünden, düşman gözünden bellidir.
Döngel ile oruç tutulmaz.
Dumansız baca olmaz.
Dut demeye dudak ister.
Düğüncü düğünü uzatırsa dövünür.
Düğünsüz ev olur, ölümsüz ev olmaz.
Dünyada eken ahrette biçer.
Dünyada tamah varken, dolandırıcı açlıktan ölmez.
Düşenin dostu olmaz.

Düşmanın eline kılıç verilmez.
Eceli gelen köpek, cami duvarına siyer.
Ekmeğin büyüğü , hamurun çoğundan olur.
Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
El ağzına bakan, karısını tez boşar.
El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
El elin eşeğini ıslık çala çala arar.
El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
Eli hamur karnı aç.
Elin ekmeği kanlıdır silebilen yer.
Elin ölüsü ele güler.
Emanet atın dişi arpa yerken kırılır.
Emek olmadan yemek olmaz.
Er çıkan yol alır, er evlenen döl alır.
Erkeği er eden de karıdır, eriden de karıdır.
Eşeğin yavrusu sıpa, terbiyesi sopa.
Eşek eşeği ödünç kaşır.
Eşek hoşaftan ne anlar (anlamaz).
Eşek kızınca beygiri koyup geçer.
Etme kulum bulursun, İnileme ölürsün.
Evinden çıkan deli olur, başında bin hali olur.
Evlenmeden önce gözlerini açmayanlar, evlendikten sonra gözlerini kapamaya mecbur kalırlar.

Fırıncının çocuğu aç dolaşırmış.
Fırsat eldeyken sürün devranı.
Fukaranın şaşkını, beyaz giyer kış günü.

Görünen köy kılavuz istemez
Gülme komşuna gelir başına
Güneş giren eve hekim girmez
Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
Gittiğin yer kör ise, gözünü yum da bak.
Göz görmeyince gönül katlanır.
Gabbe içerden olunca, kapı tırkaz tutmaz.
Gevşek tükürüğün sakala zararı vardır.
Göl yerinden su eksik olmaz.
Gönlün sevdiği, ya kürklü olur ya kepenekli.
Görünen dağın ardı yakındır.
Göz görmeyince gönül katlanır.
Güvenme dayına, ekmek al yanına.
Göz, mideden büyüktür.
Gençler sadık olmak ister, yapamazlar. Yaşlılar, sadık olmamak ister, yapamazlar.
Güzellik, tabiatın kadına ilk verdiği ve ilk geri aldığı hediyedir.

Haydan gelen huya gider
Hem kız, hem baldırı düz hem de ucuz olur mu
Her akla geleni işleme her ağacı taşlama
Her koyun kendi bacağından asılır
Horoz ölür gözü çöplükte kalır
Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
Her şey incelikten insan kabalıktan kırılır.
Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.
Hıdrellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.
Hamballıkla tembellik bir arada olmaz.
Harman yelinen, düğün elinen.
Her akıl bir olsa, küçük mala çoban bulunmaz.
Her evin işi, her dağın kışı kendinedir.
Her yokuşun bir inişi vardır.
Herkesin aklı bir olsa koyuna çoban bulunmaz.
Hünersizin gömleği dikilmiş gelir.
Her bildiğini söyleme, her söylediğini bil
Her insan yanlış yapabilir ancak büyük insanlar yanlışlarını anlar.
Ihlamurdan odun, beslemeden kadın olmaz.
Isıracak köpek dişini göstermez.
İbadet de, kabahat de kul içindir.
İğneyi kendine batır çuvaldızı başkasına.
İmam bildiğini okur.
İnine sağmayan tilki, kuyruğuna çan takar.
İnsan dağıtabileceği, harcayabileceği şeyler oranında zengindir.
İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.
İnsanı gam, duvarı nem yıkar.
İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
İstenmeden yenen aş, ya karın ağrıtır, ya baş.
İstenmeyen aş ya karın ağrıtır, ya baş.
İstersen göl olur, istersen yol olur.
İşin yoksa şahit ol, paran çoksa kefil ol.
İte pastırma bekletilmez.
İtle çuvala girilmez.
İtle dalaşmaktan çalıyı dolanmak yeğdir.
İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder.
İyi kocan var gir oyna çık oyna, kötü kocan var gir ağla çık ağla.

Kaçan tavşan büyük olur.
Kadın vardır çerden, çöpten aş eder, kadın vardır pişmiş aşı taş eder.
Kadının kötüsü kadar kötü, iyisi kadar iyi yaratık yoktur.
Kafa kafa olmayınca, şapka ne yapıversin?
Kalabalıktan dilini, sofradan elini kısa tut.
Kapanması güç olan kapıyı açma.
Kapıda yetişen tosunun değeri olmaz.
Kar mı soğuk söz mü soğuk.
Kar yağdığı gün savrulur.
Karpuz kesmekle yürek soğumaz
Kasap dükkanında et kokmaz.
Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.
Kayaya tos vuran, acısını kendi çeker.
Kazan kaynadığı yerde taşar.
Kazanmayanın kazanı kaynamaz.
Keçinin gürdüğü, çobanın deyneğine sürtünür.
Kedi sirke içmez.
Kedinin gürdüklüğü samanlığa kadardır.
Kendi gözündeki kirişi görmeyen, elin gözünde çöp arar.
Kendi küsen kendi barışır.
Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.
Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.
Kimse komşusuna gereksinim duymayacak kadar , zengin değildir.
Kork nisanın beşinden, öküzü ayırır eşinden.
Korkulu düş görmekten, uyanık durmak yeğdir
Köpeğe dalaşmaktansa, çalıyı dolaşmak iyidir.
Köpeği öldürene sürüttürürler.
Köpeğin duası geçse, gökten kemik yağar.
Köpeğinin hatırı yoksa, sahibinin hatırı vardır.
Köpek köpeği ısırmaz.
Köpek neylesin takkeyi tingilderken düşürür.
Kör ata ha göz kırpmışsın, ha başını sallamışsın.
Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur.
Kusursuz dost arayan dostsuz kalır.
Kuzguna yavrusu şahin görünür.

Martta yağmasın, nisanda dinmesin
Minareyi çalan kılıfını hazırlar.
Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.
Mirasa “nereye gidiyorsun?” demişler “esip yağmaya, sürüp savurmaya” demiş.
Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.
Misafirin umduğu, ev sahibine iki öğün olur.
Mum dibine karanlık.

Nasipsiz köpek kurban bayramında köy dışında bulunur.
Nasipsiz köpek, kurban bayramında dağa çıkar.
Ne ekersen, o’nu biçersin.

Oğlan babadan öğrenir meclis gezmeyi, kız anadan öğrenir sofra yazmayı.
Oğlan yemiş oyuna, çoban yemiş koyuna gitmiş.
Oğlanın şaşkını, babasının zenginliğini metheder.
Okuz altında buzağı aranmaz.
Olacak oğlan gelişinden belli olur.
Olgun bir insanı dost edinmek isterseniz tenkit edin, basit bir insanı dost edinmek isterseniz, methedin.
Olsa ile bulsayı ekmisler, hiç bitmis.
Oynayacak adam, kağnı gıcırtısında da oynar.
Oynayamayan gelin; “Yerim dar.” der.

Öfke ile kalkan zararla oturur.
Öğüt, bir hazine kadar değerli olduğu halde genellikle bedava verilir.
Ölecek tavşan çomağa karşı gelir.
Ölmüş eşşek kurttan korkmaz.
Ölümü gören, hastalığa razı olur.
Öz ağlamayınca göz ağlamaz
Öz ağlamayınca göz ağlamaz (yaşarmaz).

Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir.
Para para kazanır, koçyiğit bağ beller.
Paradır parayı kazanan, koç yiğit bağ beller.
Rüşvet kapıdan girince insaf kapıdan çıkar.
Saç kıvamını bulur hamur tükenir, yaş kıvamını bulur ömür tükenir.
Sadık dost akrabadan yeğdir.
Sağır bir kocayla , kör bir kadın mutlu bir çifttir.
Sakınılan göze çöp batar.
Saksağan danayı, babası hayrına bitlemez.
Samur kürk de olsa kabahatli kimse üzerine almaz.
Sanatına güvenenin para ayağına gelir.
Sarhoşlar ve çocuklar doğruları söylerler.
Sarı öküzün yanında duran; ya huyundan ya tüyünden kapar.
Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler.
Sen pazarda hiç adam ağzı görmedin mi ?
Serçeden korkan darı ekmez.
Sevilmedik ot, insanın başucunda biter.
Sinek küçüktür, ama mide bulandırır.
Sirkeyi, sarımsağı düşünen (hesaplayan) paçayı yiyemez .
Sonradan görme kuldan, buluttan çıkma günden korkulur.
Sormak ayıp değil, sormamak (bilmemek) ayıp.
Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir.
Sürüden ayrılan koyunu kurt kapar.
Süt taşınca kepçeye baha olmaz

Şapkası dar gelen , başım büyük sanır.
Şaraptan bozma sirke keskin olur.
Şeytanla saman eken, sapını alır.
Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.
Tasa doyurur, acı acıktırır.
Tavuk değindiğinden, deli düşündüğünden belli olur.
Tazının topallığı tazı görünceye kadardır.
Terzi kendi söküğünü dikemezmiş.
Tilki inine kadar kovalanmaz.
Tilki tilkiliğini bildirene kadar, post elden gider.
Tok evin aç köpeği.
Toprak diye avuçladığın sarı altın olsun.
Tuzsuz koyun tuzlu koyunu yalaya yalaya bitirirmiş.

Uşağı işe koş, sende ardına düş.
Üveye etme özünde bulursun, geline etme kızında bulursun.
Üzerine laf düşmedikçe konuşma.

Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
Vakitsiz öten horozun başını keserler.
Varsa pulun, herkes kulun.

Yağmur tavına ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
Yağmurlu gün tavuk su içmez.
Yaralı tavşana sıkı atılmaz.
Yardımcının yardımcısı olur.
Yattığı ahır sekisi, çağırdığı İstanbul türküsü.
Yenecek aş, buğundan belli olur.
Yeni testi suyu soğuk tutar.
Yenilen pehlivan güreşe doymaz.
Yıl harmansız kalmaz.
Yiğidi öldür, hakkını yeme.
Yiyen bilmez doğrayan bilir.
Yoğurdum ekşi diyen olmaz.
Yolu sormak, kaybolmaktan iyidir.
Yuvarlanan tas yosun tutmaz.
Yuvayı dişi kuş yapar.

Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.
Zengin adam, elindeki kendine yeten adamdır.
Zenginin ayakucunda uyuyacağına, fakirin başucunda uyu.
Zenginin gönlü olasıya, fakirin canı çıkar.
Zenginin kağnısı dağdan aşar, fakirin eşeği düz yolda şaşar.
Zenginin malı, fakirin ağzını yorar.
Zenginin malı, fakirin dölü kıymetli olur.
Zenginlikle sıcaktan zarar gelmez.

“Hayatın içinden” daha fazlası için buraya!

Reklamlar